Yalnızken aptallık da, kötülük de yok oluyordu. Yalnızken korku yoktu. Bu yüzden ölmeliydi. Yalnız kalabileceği bir yere gitmek için. Bu dünyada olmayan bir yere varmak için intihar etmeliydi.
Sevgi, tırmananları birbirine bağlayan bir halattı. Biri düșerse diğerlerinin hayatta kalması için halatın kesilmesi gerekiyordu. Ancak sevgi, kesilemeyecek kadar kalın bir halattı ve sonunda herkes düșerdi. Aptallar sevdikleriyle düșer, kötüler sevdiklerini așağı çeker.
...Ve bir aptalın ölmesi için fazla şey gerekmiyordu. Vicdanı tașıracak kadar hata ve göğüs kafesini parçalayacak kadar acı. Ayrıca kötüydü. Bunu kendisi iddia etmiyordu. Annesi söylüyordu. Hep söylemişti. Hep söyleyecekti. "Sen kötü bir çocuksun ve çok aptalsın!" Evet, belki çok akıllı değildi. Ama neden kötü olduğunu bilmiyordu ya da neden kötü bir insanmış gibi hissettiğini.