Kendisinin bu dünyaya bir iş için geldiğini müphem bir şekilde hissediyor,fakat bu işin ne olduğunu bilmiyor ve etrafında kendisine "Bu benim işim!" dedirtecek bir şey göremiyordu.
Onu üzen bugündü.Devam etmemesi icap ettiği halde sürüp giden bu hayat,onun nefsine olan itimadını da kemiriyor ve içinde şüpheler uyandırıyordu.Bazen kendi kendine:
"Niçin ben hiçbir şey değilim?" diye sorar ve buna kandırıcı bir cevap bulup veremezdi.
Niçin hayatının bu en böyük arzusunu,şimdiye kadar belki yine içinde,fakat en gizli yerlerde saklı duran bu arzuyu,hapsedildiği yeri parçalayarak ortaya çıkar çıkmaz,öldürmeye mecbur kalıyordu?..Niçin?Kimin için?..