Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, "Bu öyle olmayabilirdi!" düşüncesi, yoksa insan mukadder telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazır.
Şimdi o,kendisine bu kadar uzak bulduğu bu dünyada,ne kadar müthiş azaplar çekiyordu!Bunlara ne lüzum vardı?Neden böyle korkunç çemberler onu sımsıkı bağlıyor,neden ona yavaş yavaş,sindire sindire en öldürücü işkenceler yapılıyordu?Ne için,kim icin?