Bitmesin diye yavaş yavaş hikaye hikaye okuduğum kitap. Şermin Yaşar yine döktürmüş. Her hikaye sonunda bir tebessümle başımı kaldırdım kitaptan.
*Gelirken ekmek al Şahin. Bu kadar mı bahtsız Bedevi olur bir insan onaltı yaşında olan kızını göremeyecek kadar başa bela mı gelir ey Şahin.
*Çulcuoğullarından Müjdat. Nazire teyzenin en küçük oğlu Kadriyeye aşık. Ancak Nazire teyze sen nesin öyle tüm plan programlamayla kim kiminle evlenecek kim nerede ne yapacak organizatör olsa bu kadar beceremez. Ama o becerdi. Oğlunu Sabriye ile evlendirdi. Mutsuz evliği yıllar süren Müjdat. Mahallede iki hafta arayla iki cenaze biri Kadriye’nin eşi biri Nazire teyze. Cenazeler Müjdat’ın kurtuluşu. İki yıl süren çabaların sonunda Kadriye ile evlendi Müjdat.
*Hacı Salih Düzgün mutasıp bir adam. Evli barklı işinde gücünde torunlarıyla mutlu. Ama bir kaza yanında da gençten bir kız. Durur mu büyük gelin Süheyla. O kız kim, ne işi var babamla, son zamanlarda değişti, demek ki aldatmış mı seni Nihal anne diye kafa yerken kaza yapan kadını çantası verildi aileye. Bakıp bakmakla kararsız kalan küçük oğlanın elinden düşüverdi çanta. Çıktı kimlik. O da ne Nihal Düzgün ana adı Burcu baba adı İhsan. Süheyla’nın kocası İhsan.
* Yine beklenen hep beklenen Muazzez
* Sevgi ve aşkın olduğu bir ailede büyünen çocuğun Filiz’le yaptığı yanlış evlilik. Oysa annesi ve babası bir bardak çayı paylaşıp yataklarını bir gün olsun ayırmamışlar. Her yıl dönümünde bir çay bardağı hediyesi ve her yere giden çay bardağı. Annenin naifliği oğluna bardaklarını bırakışı,Oğlunun unuttunuz tüh diye araması, annesinin düzelirseniz ilk bardağınız olsun düzelmezse bardağı da al gel deyişindeki incelik çok güzeldi.
*Dost olan Ayşe ve Gülizar’ı çok beğenen kaynananın gelinlerim bunlar olsun evde hep mutluluk anlaşma olsun diye