Kitapları hayatın telaşlı akışından kaçmak , kendi alanımı yaratıp kafa dinlemek için okurum genelde. Ama bu kitap okuduğum süre boyunca başrol kadınla birlikte gerilip korkmama , korkuyu ta icimde derinlerde hissetmeme neden oldu . Bu da zweig in ne kadar iyi bir yazar olduğunu gösterir. Korku gibi sözlerle anlatılsa bile karşıdaki insanı etkilemenin çok zor olduğu bir duyguyu yazıyla anlatmış ve bunu tüm gercekligiyle hissetmemize neden olmuş.
Okurken aklıma sık sık gelen düşünceler ; kaçımız hayatını korkusuzca yaşıyor , ya da kaç kişi sırf bir şeylerden korktuğu için bu hayatın tadına hic varamadan ölüp gidiyor. Ya da bizim yaşamamızı kısıtlayan korkularımız mı yoksa sonunu düşünmeden yaptığımız sonrada kendimize bile açıklayıp dürüst olamadığımız hareketlerimiz mi ? Peki neden dürüst olamayız ? Sonuçta ozgur irademizle yaptığımız tüm davranışlardan sorumluyuz değil mi ? Ama utanıyoruz yanlış yapmaktan , küçük duruma düşmekten hatta belkide insanların güvenini kırmaktan korkuyoruz .
Kısaca ; anlık kendimizi iyi hissetmek için yaptığımız hatalar sonra bu hataların üzerinize yapışıp kalması , kurtulmaya çalıştıkça batmamız , korku korku korku... Sorumluluk almalı , çok geç olmadan , korkmadan gercekleri soyleyebilmeliyiz. Ancak bu şekilde hayatı yaşarız .