Nurcan Kabadayı

Nurcan Kabadayı
@nurrcnn
10/10
·149 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Yazar olmak, biraz da kelimelerle dans etmekse..Herkesin, her şeyi mutlu olma aracı olarak gördüğü, ama çoğu zaman ne istediğini bilmediğinden, mutlu olmayı da beceremediği bir dünyanın yolcularıyken biz.. Çağa uymak için eğilip bükülürken çoğumuz, zorlu bir koşuda nefes nefese kalmışken, kimi pahalı bir evin tapusunu, kimi son model arabasının anahtarını, dahası maddesel olan ne varsa işte onu bırakırken, o meşhur masaya, yürek niyetine “kalemini” koyan insanlar da var.. Duymalı bunu dünya. Herkes bir değil. Yazar Derya Cesur’un “Kar Kavalı” kitabını elime aldığımda, tanışmamış olsak da biz; insan sancılarımızın buluştuğu bir dostla, sohbet edeceğimi hissetmiştim. Öyle de oldu! Kelimelerle dans etmek demiştim. Yazarımız diyor ki; “Yazdım. Bildiğim için değil. Güzellik olsun diye değil. Yarına kalsın diye değil. Yalnızca bir sıcak hava balonu gibi, ağırlıklarımdan kurtularak irtifa kazanabileceğimi sezdiğimden... Koşarken nefes almayı unuttuğumuz için ansızın yere yığıldığımız bu gestapo ruhlu zamanın içinde kaçıp sığınabileceğim bir saklı bahçeydi yazı...” Edebi bir özenle, şiir gibi yazılmış cümlelerin ardına dikkatle bakınca, hem kendini, hem de içinde kıvrandığımız toplumsal meseleleri ayan beyan görebiliyor insan. Yazarın dediği gibi: “Biz nereye sahi? Nereye böyle kabus hapı içmiş gibi?”...İnsan sancılarımızın buluştuğu bir dost demiştim, bu öylesine değil. Yazarımız; ‘Oradakine’ başlıklı yazısında; “Kulaklarım, midemi bulandırıyor biliyor musun? Senin duyduklarınla, öbürünün duyup umursamadıklarıyla...” Demiş. Nasıl da iyi ifade ediyor, içimizdeki kusma isteğini. Geçmiş olana hayıflanma işine hiç girmeyelim,(zaman hepimizi eskitirken) lakin orası, içinden çıkılır gibi değil.. Bu arada, içinizdeki tüm kadınlara selam olsun. İçtenlikle yazılmış kitabınızı
Kar KavalıDerya Cesur · Dorlion Yayınevi · 202118 okunma
Reklam
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
İNCİR TARİHİ-Faruk Duman Bir ‘akla’ sahip olmaktan ötürü, Modern Çağ’ın baş aktörü ve var olan her şeyin efendisi sayılan ‘insan’ öğretisi.. Bu öğreti bize insanın, tüm varlıkların üstünde ve dolayısıyla, tüm varlıklarında insanın tüketimine sunulmak için var olan şeyler olduğunu salık verir. Doğadaki her şey; biz tüketelim diye vardır, diye düşündük ve böyle düşüne düşüne, (tabi burada tartışmasına girecek değiliz) dünyanın da altını üstüne getirdik. Bunun gerçekliğine ise o kadar emindik ki, çünkü kendimizi neden, diğer her şeyi de sonuç olarak görüyorduk. Her şey bize hizmet için yaratılmıştı. Kaba bir Modern Çağ tasvirinden sonra, kitaba dönecek olursak, kitap bunun tam tersini söyleyen bir felsefi tartışma ile başlıyor. “Keykavus'un söylediğine göre, Allah insanı yaratmakla nimeti -yani daha önce yarattığı şeyleri- tamamlamış oldu. Olunca, demek yediğimiz rızk, içtiğimiz su, giydiğimiz urba bizden önce de vardı, yani karnı acıkmışa aş değil, aşa karnı acıkan yaratılmış oldu. Nedenler tersine döndü...,Öyleyse her şeyi yerli yerine koyma zamanı geldi. Böylece ne ne içindir, ortaya çıkmış olacak.” Kitabın bundan sonraki bölümlerinde Zeyrek adlı baş kahramanın yaptığı, maceralarla dolu yolculuk ve bu yolculuk sırasında başından geçen olayların mistik öğelerle ve iç içe geçmiş metinlerle birbirine bağlanarak anlatıldığı, kurmacalardan oluşan postmodern bir roman. ”...Her bir zerremiz bir yerden, sözgelimi bir ağaçtan, bir karacadan, bir filden ya da bir samurdan, bir kaya parçasından, bir kokudan, topraktan ve havaya karışmış böyle pek çok göksek varlıktan gelir...Öyleyse, çevremizde gördüğümüz hangi nesneden daha çok toz aldı isek belki ona benzeriz.”Kitapta, tabiattaki tüm canlıların bir varlığa bürünmesi, olağanüstü şeyler yapabilecek iradeyle var kılınmaları ve
İncir TarihiFaruk Duman · Hep Kitap · 2019478 okunma

Nurcan Kabadayı

, bir kitap okudu
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Faruk Duman
7.7/10 · 478 okunma

Nurcan Kabadayı

, bir kitap okudu
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Faruk Duman
7.4/10 · 506 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
KÖPEKLER İÇİN GECE MÜZİĞİ- Faruk Duman ️ Okumaya başladığınızda, zamanın büsbütün dışına çıkıp, başka bir boyuta geçiyormuş hissi yaşatıyor insana. Yazarın okuduğum ilk kitabı, ancak, diğer kitaplarını da merakla okuyacağımı düşünüyorum. Kitap, anlamını yeni öğrendiğim, edebiyatta “ novella” adını taşıyan (öyküden daha uzun, ancak romandan da kısa ve insana paralel evrende yaşıyormuş hissi uyandıran birbirininden ayrıymış gibi görünen, ancak devamı olan öykülerden oluşan), bir yazın türü. Ben bu türle daha önce tanışmıştım ve bu yazın tarzını çok sevmiştim. Yazar Arzu Alkan Ateş’in, “ Mahir Efendi’nin Papağanı” adlı kitabı da kısa roman özelliği taşıyan bir novella türüydü. ️Kitaba dönersek, anlatıcının o müthiş hayal gücü ile anlattığı, ama gerçekten de pek ayırt edilemeyen bir doğa senfonisi gibi her şey. Anlatının içinde yer alan insan da , hayvan da doğa karşısında eşitlenmiş durumda. Her birinin canı, ruhu, kişiliği ve kendisini anlattığı bir dili var sanki. Kitapta yer verilen tüm ayrıntılar ayrı ayrı konuşuyor sanki ve insan bu kadar detayı hiç sıkılmadan merakla okuduğuna hayret ediyor. O bahsedilen kasvetli lacivert ormanda, gökyüzü delinmiş gibi yağan yağmurda, o çamur deryasında kaybolmak istiyor. ️”...Gecede bitmek bilmez bir homurtu vardı, orman orman olalı böyle yağmur, böyle gümbürtü, böyle çamur deryası görmemişti. Karanlığın rengi mi olur? Karanlığın rengi ikide bir değişiyordu. Bir yerlerde bir ışıma görülse gökyüzü laciverde kesiyor, sonra bulutlar ateş ağızları gibi açılıp kanayarak ufku güvez bir örtüyle dolduruyordu... Yapraklar hışırdayarak eriyor, sonra bu sarı kusmuk çamur selinin içinde çırpına çırpına akıyorlardı...” ️Son söz olarak, çok keyifle okuduğum postmodern tarzda yazılmış bir kitap diyebilirim.
Köpekler İçin Gece MüziğiFaruk Duman · Yapı Kredi Yayınları · 2020506 okunma