“Sabır bir ağaç gibidir, kökleri acı ama meyveleri çok tatlıdır.” Kitapta beni etkileyen en güzel cümle buydu. Hayatımda en çok hatırlayacağım cümlelerden biri de bu olacak.
Polisiye,gerilim türünde kesinlikle en sevdiğim yazarlardan biridir Marrio Mazzanti’dir. Anlatım tarzı, kurgusu, her bir ayrıntıyı akıcı dille anlatması gerçekten olayların içişindeymişsiniz gibi hissettiriyor.
Mesleğinden emekli olmuş Claps’e çözümlenemeyen bir cinayet için başvuran Sensi artık olayların içine onu da dahil etmiş oluyor. O ise katile “Canavar” lakabını takıp mükemmel zekasıyla hemen işin içine giriyor. Olaylar böylelikle yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor. Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan pedofili, sapkınlık, iğrençlik ile ilgili bir kitap. Kitabın bazı yerlerinde ciddi anlamda tiksinti duyup ağlamamak için zor duruyorsunuz. Okudukça nefret ediyorsunuz hayattan. İğrençliklerini zevk adı altında tanımlayan herkesi bu dünyadan yok etmek istiyorsunuz. Keşke çocuklar hep güvende olsa keşke hep koruyabilsek onları tüm iğrençliklerden, kötülüklerden.. Ama bu zihniyette ki insanların önüne geçemiyoruz maalesef..Tam anlamıyla kökünü kurulamıyoruz, kurutmaya müsade etmiyorlar!
Kısaca kurgusu yine harika olan bir kitap. Sonu ise aşırı şaşırtıcı şekilde bitiyor. En büyük fedakarlığa şahit oluyorsunuz belki de. Psikolojik gerilim seven herkese öneririm. Akıp gidiyor kitap...