nurşen taş

nurşen taş
@nursentas
"Ruhları sevmeyi deneyin."
"Sizler, Lord Hazretleri, yeryüzünde benim yargıçlarım olup beni ölüm cezasına çarptırdınız. Ama ben, gökyüzünde hepinizle sevinç içinde yeniden buluşabilmek için candan dua edeceğim gene de."
Sayfa 145
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Hasat zamanı gelince tohumu eken el, ha bir erkek eli olmuş, ha bir kadın eli... İnsanı hayvandan ayıran akıl erkekte de var, kadında da. Onun için ikisi de okumalı; güzel bir eğitimin tohumlarıyla yeşeren bir tarla örneği, akıllarını geliştirip güçlendirmeli. Kadınların okumalarını engellemek isteyen kişilerin savundukları gibi, eğer kadınlar akıl alanında verimsizse, onların tarlalarında ancak zararlı otlar bitiyorsa, o zaman kadınların eğitimiyle özenle ve sürekli uğraşıp, doğanın bu yanlışını düzeltmek gerekir bana kalırsa."
Sayfa 124
Utopialılara göre doğa, insanları yaşamın "sevinçli" sofrasına ortakça oturmaya çağırır ve "en soylu, en insanca erdem, başkalarının acılarını dindirmek, onlara umut ve yaşama sevinci vermek, dünyanın tadına varmalarını sağlamaktır."
Sayfa 190
"Tüm dertlerin başı ihtiyaç. Bunu anlayamamıştım ben bir türlü. Günlerden bir gün bize fasulye verdiler. Ekşimişti. Adamın biri bağırmaya başladı, hiçbir şey olmadı. Derken bir başka adam bağırmaya başladı. En sonunda hepimiz bağırdık. Hepimizin sesi aynı tona büründü. Bak, işte o zaman koca bina sanki şişti, kabardı, büyüdü. Tanrım! O zaman bir şeyler olmaya başladı işte! Koşa koşa geldiler, bize başka bir yemek verdiler... verdiler... anlıyor musun?"
Sayfa 468
Dünyaları batıya doğru kayarken kurallar yasa oldu. Bu da, kimse ailelere bir şey söylemeden oldu. Kamp yakınlarını pisletmek yasaya aykırıydı. İçme suyunu şu ya da bu şekilde kirletmek yasaya aykırıydı. Aç birinin yanında, eğer onu sofraya davet etmeye niyetiniz yoksa, güzel yemekler yemek yasaya aykırıydı. Yasalarla birlikte cezalar çıktı ortaya. Yalnızca iki taneydi ceza. Ya şipşak, vahşi bir dövüş ya da sürgün. Sürgün en kötüsüydü. Çünkü birisi yasayı ihlal etti mi, adı da, yüzü de her yere ulaşıyor, kendisine artık hiçbir dünyada yer verilmiyordu... nerede kurulmuş olursa olsun.
Sayfa 239