Toplumsal refah demek, insanın mutluluğu demektir. Yurttaş özgür, ulus yüce olur.
İngiltere bu iki meseleden birini çözdü. O olağanüstü biçimde zenginlik yarattı, fakat iyi dağıtamadı. Sadece tekyanlı olan bu çözüm, ülkeyi kaçınılmaz bir zıtlığa sürükledi. Caka satan bir zenginlik, korkunç bir sefalet. Bazıları için bütün zevkler, bazıları için bütün azaplar. Bazılarının zevklerinden diğerlerinin yoksulluğu doğuyordu. Halk yoksuldu. Ayrıcalık, tekel, fodalite, emekten kaynaklanır. Bu hatalı ve riskli durum, halk iktidarını, özel yoksulluk üzerine oturtur ve kişinin acılarından devletin büyüklüğünü oluşturur. Bu kötü kurulmuş büyüklük, içinde hiçbir ahlaki unsur taşımayan, somut unsurların toplamıdır.
Yoksulluk da diğer yıkımlara benzer. İnsan buna da alışır. İn sanoğlu nelere göğüs germemiş, nelere alışmamıştır ki? Bitki gibi yaşar, ama yine kendini tüketmez, çünkü henüz ölüm vakti gelmemiştir.
"Halk bir sessizliktir. Ben bu sessizliğin yılmak bilmez avukatı olacağım. Dilsizler için konuşacağım. Halkın dili haline geleceğim. Tıkacı çıkarılmış kanlı bir ağız gibi konuşacağım. Her şeyi bir bir söyleyeceğim."
SefillerVictor Hugo
Devrim’in ne olduğunu anlatmak ister misiniz? Buna gelişme de diyebilirsiniz. Gelişmenin kesin tanımını merak ederseniz, ona da yarın diyebilirsiniz. Yarın yolunu yapmakta hiç hataya düşmez.