"juliet gerçekten romeo'yu sevmiş miydi, Elizabeth bennet darcy'yi? peki ya sindirella gerçekten yüzünü hatırlamayıp onu bir ayakkabıyla zor bulan o herifle aşık olduğu için mi evlenmişti yoksa bütün bunlar, o karakterlerin kalemini tutan kendini beğenmiş ya da kendi mutlu sonu olmayan platonik bir aşığın çırpınışı mıydı?"
birini sevmekle birinin acılarını sevmek çok farklıydı. acılarını sevemediğiniz sürece, onları anlamadığınız sürece, onlara katlanamadığınız sürece, sevgi hiçbir şeye yetmiyordu.
selammlaarrr 00.00 kitabının yorumunu yapmaya geldiiim. başroldeki kızımız Nazlı, bazı cevapları arıyor. ve bu cevapları ararken arkadaşlarıyla, kendisiyle ve geçmişiyle yaşadığı problemleri okuyoruz. kapağının pembe olması kadar hikayesi kara. yani genel olarak psikolojik bir kurgu.
bana göre kitapta bazı yerler biraz wattpad kitapları gibiydi. mesela ezel'in nazlı'nın bulunduğu her yerde çıkması gibi. ama sonradan o klasik kalıplar yıkılıp ilham veren bir kurgu haline gelmiş. özellikle nazlı'nın, aklının başına gelmesini sağlayan biri var ve bu kişi klasik kalıpların çok ötesinde. benim bu kitapta en sevdiğim yer burası olmuştu. ama genel olarak baktığımda (yukarda dediğim o klasik wattpad olayını saymazsak) çok farklı, merak uyandırıcı ve o ön yargılı olduğumuz wattpad kitap kurguları gibi değil.
4/5