kalp kırıklığı. trajedi. aşk
teninde dolaşan ürpertiler sıcak suyla keskin bir zıtlık yaratıyordu. cress elini göğsüne bastırdı.
ızdırap.
yalnızlık.
aşk.
bütün kapılar aşka çıkıyordu. özgürlükten ya da kabullenişten daha güçlüydü aşk. ikinci çağ şarkılarını özündeki gerçek aşk öyleydi en azından. insanın tüm benliğini dolduran, ruhunu ele geçiren türden aşklardı onlar. fedakarlığa teşvik eden, dramatikçe davranmaya iten türden aşklardı. tüm dünyayı kuşatan, karşı konulmaz aşklar.