Nurşide

Sevmek kolaydı. Asıl zor olan birine güvenmekti. Birinin seni hiç bırakmayacağına inanmak, onunla her şeyi paylaşabileceğini bilmek, onunla korkmadan yola çıkabileceğine güvenmek öyle zordu ki. Asla şüphe duymamak, asla tereddüt etmemek zordu ama bir kere gerçekten güvendikten sonra o insanın iyi gelemeyeceği hiçbir şey yoktu.
Sayfa 294·Kitabı okudu
O güne dek hayatımdan pek çok kadın gelip geçmişti. Aralarında güzellikleriyle karşısındakini ilk andan etkileyen, girdiği ortamlarda kıskanç bakışları üzerine çeken kadınlar vardı. Ama o kadınların hiçbiri kalabalık bir caddenin ortasında donakalmama sebep olmamıştı. Hiçbirinin varlığı göğsümde bir yumruğa dönüşmemişti. Hiçbiri zaman kavramımı altüst edememiş, beni büyülü bir sisin içinde bırakmamıştı. Hiçbirinin gülümsemekle zamanı durdurmak gibi bir yeteneği yoktu...
Sayfa 257·Kitabı okudu
"Elimde olsaydı karşına çıkan ilk adam olmak için her şeyi yapardım Elis. Elimde olsaydı seni Mert'ten önce bulur ve hiç bırakmazdım... Öyle değerlisin ki sana bir kez bakınca ışığının peşinden gitmemek imkânsız, öyle değerlisin ki herkes sana sahip olamaz. Herkes değerini bilemez. Yalnızca sana gerçekten bakanlar görebilir bunu. Yalnızca sana gerçekten kıymet verenler ışığınla aydınlanabilir. Yalnızca sana gerçekten değer verenler seni hak edebilir..."
Sayfa 211·Kitabı okudu
Canımız sıkıldığında soluğu Pamir'in yanında alır, onun sonsuz neşesiyle sarmalanır, dertlerimizi unuturduk. Kendimizi değerli hissetmek istediğimizde Pamir'e sarılır, sevginin gücünü minik kolların arasında tadardık. Oğlum bizim mucizemizdi. Bizi bir araya getiren, birbirimize bağlayan, bize sevginin en büyüğünün minik bir kalpte saklandığını öğreten küçük mucizemiz.
Sayfa 86·Kitabı okudu
"Bu, benim mezarımdaki güllerin senin mezarındaki güllerle aynı kökleri paylaşmayı bırakacağı güne kadar devam edecek," dedi. "Öldükten sonra bile seni bırakmayacağım küçük cadı. Ben senin canavarınım. Senin çılgınlığınım. Ve sen, sen benim öbür dünyamsın."
Sayfa 291·Kitabı okudu