“Öf be!.. Yok tükürme, yok sigara içme... Oraya gitme... Ne bu ya, tramvayda mıyız? Neden yaşamama izin vermiyorsunuz? Babalık lafına da boşuna sinirleniyorsunuz! Ben mi istedim beni ameliyat etmenizi?” diye havladı adam öfkeyle.
Yeryüzündeki tüm yaratıklar içinde Ay’a sürekli bakan ilk yaratıklar maymun adamlardı. Pek hatırlamasa da, Ay Gözcüsü küçükken bazen tepelerin arkasından yükselen o ışık saçan yüzeye dokunabilmek için yukarıya doğru uzanırdı.
Hiçbir zaman bunu başaramadı ama şimdi bunun nedenini anlayacak yaştaydı. Öncelikle -tabii ki- tırmanabileceği o kadar uzun bir ağaç bulmalıydı.
David Bowman bir buçuk milyar kilometre uzaklıkta ve doksan dakika gelecekte bekleyen Görev Kontrol’dekilerin asla unutamayacakları son birkaç kelime söyleyebildi ancak...
“Bu şey boş... Sonsuza dek sürüyor ve... Aman Tanrım, yıldızlarla dolu!”