Ister Ted Kaczynski gibi bir posta bombacısı,ister Charles Whitman ya da çok sayıda okul nişancısı ya da dünyanın büyük bir çoğunluğunu bezdiren bir yığın dini terörist olsun,incelediğimiz zihinler benzerlik taşıyor. Bu insanlar kendi umutsuzluklarını,hastalıklarını,başarısızlıklarını ve/ya amaçsızlıklarını telafi etmek için kişisel bir iddia ya da siyasi bir bildiri olarak kitlesel şiddeti kullanıyorlar.
Bu içsel umutsuzluk,kişisel büyüklük duygusu ve karşılanmamış hak sahipliği duygusuyla sürekli bir çelişki içinde olabilir,ancak bu bireylerin istisnasız hepsi biri olmak ve yaşamlarında anlam bulmak isteyen,yetersiz ve önemsiz kişilerdir.
Bir takım davranış kurallarının hukuk sayılabilmesi için,ilgililerce(muhataplarca) müsbet bir değeri gerçekleştirdiklerine inanılması gerekmektedir.Bu gerçek Dogmatik Hukuk açısından da değişmez;Hukuk sonunda adaleti gerçekleştirmek isteyen bir düzendir.