COŞKUN:Bu adamı sanki bir yerden tanıyorum. Sanki bu adam daha önce çok başka bir iş yapıyordu. (Içini çeker.) Son günlerde herkesi birbirine kanştırıyorum zaten.
SAFFET (Aldırışsız): Oyun yazmaktan olmuştur.
COŞKUN (Duymamış gibi): Belki de karıştırmıyorum. Belki de insanlar aynı oyunları oynuyorlar, hayatlarını birbirine benzer oyunlarla geçiriyorlar.
SAFFET: Ama biz başkayız, degil mi? COŞKUN (Heyecanla): Evet, evet biz herkesten başkayız, öyle olmak zorundayız.
Demek istiyorum ki, daha doğrusu bu arkadaş demek istiyordu ki, galiba en doğrusu bu arkadaşın okuduğu kitabın yazarı düşünmüş ki: lnsanlann hayatı zaten daha önceden yazılmış oyunlarla geçiyornuş. Belki biz, yani siz demek istiyorum, bizim için yazılmış oyunları değiştirmek, yani kaderimizi değiştirmek, yani oyunlanmıza bir anlam vermek için, onları yeni baştan kendimize göre yazmak için ...