6/10
·352 syf.·
2026 141. kitabı
Gargat Ali Akbaş’ı Twitter’dan bilsem de kitabından haberdar değildim. Ne zaman ki Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e hediye edilmesiyle sosyal medyada bir yaygara koptu, işte o merakla "Gargat"ı aldım. Kitap, 1918-1924 yıllarını mercek altına alıyor. Yaklaşık 400 sayfalık eserin en dikkat çekici yönü metodolojisi. Kitabın tamamı devlet arşivlerinden, yerli-yabancı birincil ve ikincil kaynaklardan, yapılan iktibaslardan oluşuyor. Vesikalar konuşuyor, yazarın kendi yorumu ise yok denecek kadar az, minimumda tutulmuş. Bu yoğun belge trafiği ve anlatının sürekli aynı döngü, aynı dönem etrafında dönüp durması okumayı ciddi anlamda zorlaştırıyor. Belli bir noktadan sonra okuru çok yoran bir yapıya bürünüyor. Asla öyle bir çırpıda okunup bitirilecek bir kitap değil. Ben de zamana yayarak, araya başka kitaplar alarak ancak bitirebildim. Özünde 400 sayfa civarı olan bu eser, yarattığı zihinsel döngü ve yoğun alıntı yüküyle beni adeta 1000 sayfalık bir kitap okumuşum gibi yordu. Dönem meraklılarının sabırla yaklaşması gereken bir çalışmaydı. Eserin edebi bir iddiadan ziyade tamamen bir arşiv taraması niteliği taşıması, onu alışılmış inceleme kitaplarından ayırıyor. Sayfalar boyu uzanan resmi yazışmalar, Türk Tarih Kurumu ve yerli-yabancı kaynakların iktibasları arasında yazarın sesini neredeyse hiç duymamak, bir süre sonra metni bir kitaptan ziyade bir evrak klasörüne dönüştürüyor. Bu durum kitabın nesnellik çabasına katkı sağlasa da okuma akıcılığını tamamen baltalayan en büyük etken haline gelmiş. Kitabın yarattığı zihinsel bariyer, ele aldığı konunun ağırlığından değil, metnin kendini tekrar eden ritminden kaynaklanıyor. Sürekli aynı tarihsel aralığın etrafında dönen iddialar ve birbirini kopyalayan alıntı silsilesi, satırlarda ilerlemeyi
GargatAli Akbaş · Fesder Yayıncılık · 20261 okunma
Başlık Yok
5/10
·416 syf.··
2026 25. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 00:41
Gördüğünüz kitap İlber Ortaylı tarafından yazılmış 18 bölumden oluşan İlkkez Şubat 2023'te basılmıştır. Şahsen kitabı okuyunca 8.sınıf inkılap tarihi ve atatürkçülük kitabını okuyormuşsunuz gibi hissetiriyor bu kitap yazarın "Gazi Mustafa Kemal Atatürk" kitabının bir kısaltılmışı gibidir. 400 sayfalık o kitabı okumak yerine bu kitabı okuyarak zamandan tasarruf edebilirsiniz. Atatürk hakkında Çok temel bir kitaptır bildiğiniz herşey vardır içinde. Neo-kemalistlerin Nutuktan sonra "Ancak" okuyabilecekleri bence 2. Kitaptır Atatürk'ün hayatını araştırırken bu kitabı buldum gerçi çok önceden görmüştüm asla okumam demiştim ama okudum. Ben şahsen kitabın başlığından ötürü daha farklı şeyler bekliyordum lakin beklentilerimi karşılamadı.
Alıntı
Dakikalar İçinde Atatürk ve Dünyasıİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20231,509 okunma
Reklam
Puan vermedi·368 syf.··
2025 17. kitabı
İpek Yolu’ndan Afganistan’a: Erdem Bayazıt’ın Coğrafi ve Manevi Yolculuğu Üzerine Bir İnceleme Erdem Bayazıt’ın İpek Yolu’ndan Afganistan’a adlı eseri, Türk edebiyatının manevi coğrafya geleneğinde özgün bir yer tutan, gezi ve deneme türlerini iç içe geçirerek okuru tarihî bir rota üzerinden ruhsal bir arayışa sürükleyen bir başyapıttır. 1982 yılında Akabe Yayınları arasında yayımlanan bu kitap, yazarın 1981 yılında gerçekleştirdiği İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’a uzanan iki aylık yolculuğun izlenimlerini, gazete ve dergi yazılarından derleyerek sunar. Bayazıt, İpek Yolu’nun kadim yollarını bir metafor olarak kullanarak, modern dünyanın kaosunda kaybolan İslamî direnişi ve insanî dayanışmayı aydınlatır. Bu inceleme, kitabın tematik katmanlarını, üslubî inceliklerini ve kültürel yankılarını ele alarak, onun zamansız bir tanıklık niteliğini vurgulamayı amaçlamaktadır. Kitabın temelini oluşturan yolculuk, fiziksel bir gezintiden ziyade, manevi bir hac niteliğindedir. Bayazıt, İpek Yolu’nu –ki bu, Doğu ile Batı’yı birleştiren eski bir ticaret ve kültür koridorudur– Afganistan’ın Sovyet işgali altındaki acılı coğrafyasıyla kesiştirerek, bir tür sembolik köprü kurar. 1970’li yılların sonunda patlak veren Afganistan krizi, yazarın ve çağdaşlarının –özellikle Cahit Zarifoğlu gibi– en yoğun ilgi odağı olmuş, İslam dünyasının kanayan bir yarası olarak betimlenmiştir. Bayazıt, bu bağlamda, mücahitlerin direnişini, mültecilerin çilesini ve yerel halkın inancını, bir “içeriden göz”le aktarır. Temalar, bireysel imandan kolektif kurtuluşa uzanır: Yazar, Batı’nın sömürgeci sessizliğine karşı, Doğu’nun ruhsal uyanışını savunur. Örneğin, Pakistan’daki mülteci kamplarının betimlemeleri, sadece bir savaş manzarası değil, aynı zamanda umudun tohumlarının atıldığı bir
Alıntı
İpek Yolu’ndan Afganistan’aErdem Bayazıt · Ketebe Yayınevi · 2018161 okunma
Nutuk’tan sonraki başucu kitabım.
10/10
·192 syf.··
2025 59. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 00:53
İlk lisede okumuştum ama şimdiki farkındalık ile değil. O zamanlar benim için sadece Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış dönemini anlatan bir hatırattı, şimdi ise çok şey. Öncelikle yazarın, Dünya Harbi’nde Cemal Paşa’nın özel kalem subayı olduğunu belirtmek istiyorum. Yani dönemi ve yaşanılanları bizzat gözlemlemiş, arap coğrafyasındaki Türklere karşı tutumu, ihaneti birebir şekilde yaşayıp, muhasebesini yapmış biri. Kitap boyunca yaptığı tezleri, olaylara dayanarak savunan bir üslubu var. Zeytindağı, insanın kanını donduran tarihi bir süreci zamanına göre duru bir Türkçe ile karşımıza getiriyor. Kitapta Mehmetçik’in Yemen’de, Aden’de, Kanal’da, Gazze’de kısacası arap çöllerinde nasıl yokluk içinde düşmanla çarpıştığını, nasıl kırıldığını, nasıl oluk oluk kanlarının bir hiç uğruna döküldüğünü, yenilgiden sonra bir vagon dolusu mecidiye’yi bile nasıl bıraktıklarını hayretler içinde ve öfkeyle okuyacaksınız bu eserde. Bu kitap sadece tarihi gerçeklikleri değil, anlattıklarıyla tarihimize ve bize ibret belgesi bırakması açısından çok çok kıymetlidir. Kitapta aynı zamanda her biri destan olabilecek askerlerin günlükleri de bulunmakta. Âdeta kumar masasında kaybedilen Ahmetlerin, Mehmetlerin hikâyeleri, yüreğinizi acıtacak.. ben her okuduğumda aynı duyguları hissediyorum çünkü. Kitabın özeti niteliğinde ve benim en etkilendiğim cümlesi: “Türkleşmiş hiçbir Arap görmedikten başka, Araplaşmamış Türk’e az rast geliyordum.” Günümüzle ne kadar benzeşiyor değil mi? Ne acı ki… Her Türk gencinin Nutuk’tan sonra bir başucu kitabı olması gerekiyorsa, o kitap bu kitap olmalı. Olmalı ki zamanında yapılan yanlışlardan ders çıkaralım, aynı yanlışları tekrarlamayalım. Ek olarak bu kitabın ülkemizdeki bazı tarih bilmez, bağnaz ve arap severlerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Tabii
Alıntı
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
10 Kasım özelinde önerilerimize ekleyelim… her gencimizin mutlaka bildiği ama okumaktan imtina ettiği o eser. Ne yazıkki ülkemizde finlandiyanın nutku sayılacak Beyaz Zambaklar Ülkesi bile Nutuk’tan fazla okunmuştur, tabi daha kısa ve kolay bir kitap ama hepimizin Nutuk’tan alacağı dersler, öğreneceği bilgiler, hissedeceği duygular daha büyüktür diye düşünüyorum. nasılsa bir gün okurum dememek, bir an önce okumak gerektiği kanaatindeyim… Saygı, minnet ve özlemle 1881-1938
Atatürk
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parola Yayınları · 201434,4bin okunma
Okuuu
Puan vermedi·104 syf.··
2025 133. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 20:58
"Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir." Daha önce çok severek okuduğum Türkiye’nin İlk Yılları nin devamı eser ; Mustafa Kemal Atatürk'ün 2 Şubat 1923 tarihinde izmir'de yaptığı, 6 saat süren halk konuşmasının sadelestirilmis halidir. Atatürk'ün bu konusması bir nutuktan ziyade halkla sohbet havasında gerçekleşmiştir. Atatürk halkın her kesiminden insanın toplandığı ve kendisine sorular sorduğu bu toplantıda, Türkiye'nin geleceği hakkındaki fikir ve düşüncelerini belirtmiştir. Ülkenin sosyal , ekonomik , siyasal yapıları hakkında duygu ve düşüncelerini , yaptığı/yapacağı inkilapları halkıyla paylaşan , sorulan soruları samimi bir şekilde cevaplandırdığı eserde beni en çok etkileyen kendi ayakları üzerinde durabilen bir Cumhuriyet kadını olarak bizlere verdiği değerini üzerine bastıra bastıra vurguladığı ; "Memleket. millet,istiklal, hakimivet, seref her ne kadar telaffuz edivorsak, her qüzel sev valnız ve ancak kadınlarımızın feyzi, irfanı sayesinde yetişecektir." cümlesi oldu kesinlikle. Sana başta özgürlük gibi sahip olduğum tüm haklar için öyle çok şey borçluyu(z) ki !! Velhasıl kelam arkadaşlar ; ülkesinin tarihini daha yakından görüp tanık olmak isteyen herkes elindekini bırakıp bu seti hemen okumalı!!
Duygu ve Düşünce
Türkiye’nin GeleceğiMustafa Kemal Atatürk · Can Yayınları · 2024640 okunma
Reklam
Reklam