Sözler ve vaatler boşuna artık Hâmâsi nutuktan usandık bıktık Tahammül kalmadı gemiyi yaktık Dostluk köprüsünü söktüler annem Can Tanem
Şiir
Söz, insana verilmiş en büyük nimetlerinden biridir; çünkü kalbin derinliklerinde saklı olanı sözle dışarıya taşır insan... Ama söz, aynı zamanda en büyük imtihandır da.. Zira her söz, eylemle beslenmediğinde yalnızca havada kalan içi boş bir yankıdır.. Nice güzel kelamlar duyduk; içi boş vaatler, süslü cümleler, insanın gönlüne dokunur gibi görünüp, ardından hiçbir iz bırakmayan sesler… İşte o yüzden zamanla insan, kelimenin büyüsünden çok, eylemin hakikatine yönelir... Kur’an-ı Kerîm’de Rabbimiz şöyle buyurur.. “Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük bir buğzdur.” (Saff, 61/2-3) Bu ayet bize gösterir ki, sözün değeri ancak eylemle bütünleştiğinde ortaya çıkar... Söylenip de yaşanmayan söz, hakikatte insanın kendi nefsini kandırmasıdır.. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur.. “Mümin, söz verdiğinde sözünde durandır.” Çünkü müslümanın gerçek değeri, sadece dilinde değil, eylemlerinde gizlidir... Bugün insanlığın en büyük yaralarından biri, kelime ile hayat arasındaki uçurumdur... İnsanlar birbirlerine binlerce söz verir, büyük iddialarda bulunur ama iş icraata gelince sessizlik hâkim olur.. Oysa gerçek iman, hayatı değiştiren bir eylemdir; sevgi, fedakârlık ve emekle yoğrulmuş bir yürüyüştür.. Ben de artık biliyorum ki, kelimenin değeri onu hayata geçiren ellerdedir.. Eylem ve emek, sözden daha gür bir dildir.. Bir iyilik yapmak, bin cümleden daha kalıcıdır.. Bir gönle dokunmak, yüzlerce nutuktan daha kıymetlidir.. Çünkü söz unutulur, ama eylem iz bırakır, emek gönüllere dokunur.. Ve belki de insanın asıl duası da budur.. “Ya Rabbi, bana sadece söz söylemeyi değil, sözümü eylemimle doğrulamayı nasip et. Çünkü bilirim ki, kelimeler uçar ama eylem toprağın altında filizlenir,
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Atatürk ile ilgili toplam 4512 sayfa, 24 kitap 599 tl bundan yaklaşık beş ay önce alıntıladığım iletiyi yazıp Ali Güler (Akademisyen) adlı tarihçinin 24 kitaplık setini halk kitabın 1.199 tlye (+65 tl kargo ücreti) sattığını buradaki kullanıcılara duyurmaya çalışmıştım.. halk kitap an itibariyle bu 24 kitaplık Atatürk ile ilgili kitap setini %50 daha indirim yaparak 599.50 tlye satışa sunmuş.. (+79 tl kargo ücreti) toplam 678 tlye 24 adet Atatürk ile ilgili kitap.. tanesi ortalama 28 tlye geliyor.. ---------------------------------------------------- bu 24 kitaplık Atatürk seti içerisinde bulunan kitapları halk kitap ayrıca iki ayrı sete bölerek; - Atatürk kütüphanesi kitap seti 10 kitap bir arada (indirimli satış fiyatı: 249.50 tl) halkkitabevi.com/ataturk-kutupha... - iyi ki varsın Atatürk kitap seti 14 Kitap (indirimli satış fiyatı: 1450 tl) halkkitabevi.com/iyi-ki-varsin-a... satışa sunmuş.. yukarıda yazdığım isimlerdeki bu iki setin toplam fiyatı: 1.699.50 tl.. 1.699.50 tl değerindeki bu iki setin içeriğindeki kitapların hepsinin olduğu set 599.50 tl.. halkkitabevi.com/ataturk-arsivi-... ---------------------------------------------------- 599.50 tlye satışa sunulan 'Atatürk arşivi kitap seti 24 kitap bir arada' adlı kitap setinde bulunan Atatürk ile ilgili
Mustafa Kemal Atatürk

Grekov Kafkayevski

@Grekov_Kafkayevski
·
Atatürk ile ilgili 24 kitap 1199 tl..
Ali Güler (Akademisyen) adlı tarihçinin 24 kitaplık setini halk kitap 1199 tl'ye satıyor.. 65 tl kargo ücretini de hesaba katınca kitapların tanesi ortalama 52 liraya geliyor.. diğer sitelerdeki fiyatlara göre bence çok uygun bir fiyat.. üstelik bu seti kredi kartına uygun taksitlerle de satın almak mümkün.. (bulaşık makinesi bozulup bana 3.000 tl'lik masraf çıkarmasaydı bu ay alacaktım.. puu..) almak isteyen ilgilisine/ilgililerine duyurulur.. bahsettiğim kitap setinin satış linki; halkkitabevi.com/ataturk-arsivi-...
KEŞKE BU YAZIYI HERKES OKUSA
14 haziran 1926da Gazi Mustafa Kemal'e izmirde düzenlenmesi planlanan suikastin ortaya çıkması sonrası ruşen eşref ünaydının 20 haziran 1926 tarihli milliyet gazetesinde yayınlanan yazısı ----- Sana Nasıl Kıyacaklardı? - "Sana nasıl kıyacaklardı, ah iki gözüm!" Bu sözü, onun asker ve sivil birçok tasvirini bir fotoğrafhane camekanında seyreden küçük bir kalabalık içinde geçkin bir kadının ağzından işittim. İçli milletin bağrından gelen sevgidir diye yazıma başlık edindim... Bu halk kadını o tasvirde, belki kendinin de inceleyemediği nice engin mana gördü de hem ona olan muhabbetini, hem de ona kıyacaklara karşı duyduğu iğrenmeyi iki sözde anlatmış oldu!... Halkın o sesinden Mustafa Kemal'e bir yol vardır. Zira Mustafa Kemal o halkın manasıdır, timsalidir. Yerli ve yabancı nice sanatkarlara, acz duyurucu ilhamlar veren güzel yüzü, bu cümlenin karşısında tüylerimi ürperterek zaten üzgün ruhumda bir ışık gibi parladı... Her buruşuğunda yurdun bir derdinin ve bir başarısının izleri duran alnına nasıl kıyacaklardı? Gökyüzü gibi, içinde yanan ateşlere muhatabının bile bakamadığı, mehabetli gözlerini kıyamadan nasıl kapayacaklardı? Türk vatanının en elemli ve hicranlı manzaralarına duygulanarak bakmış, ondaki derin manayı sezmiş, sayısız hüsran günlerinde ona kamaştırıcı mucizeler göstermiş olan o denizler gibi engin, durgun, coşkun, hasretli, iradeli, rüyalı ve hakikatli gözleri; yeni Türkiye'nin göz bebeğini nasıl yok edeceklerdi? Delilsiz ve mürşitsiz günlerde ah ederek dövünenlerin gökten inen bir hitap gibi duydukları o donuk, keskin, o imanlı, o yürekler titreten, umulmaz hayalleri gerçek eden sesi nasıl dindireceklerdi? Tabiatın, ademoğulları içinde
Mustafa Kemal Atatürk
“Ârun Aleyküm”, “Utanın!” demek. Filistinli bir kızın sözü bu. 2000’li yılların ilk çeyreğinde dünya televizyon kanallarının pek çoğunda gösterilen bir haykırış. Şöyle diyordu o kızcağız:  “Utanın, utanın, ayıp hepinize, yazıklar olsun!” Soracağım soruyu şimdiden söyleyeyim; “Değişen ne?” Aradan 25 yıl geçmiş ve upuzun çeyrek asır içinde gerçekten değişen ne diye soracağım sizlere. Sadece daha fazla hamasetten nutuktan başka!
Nutuk’tan hoş bir sayfa.
Alıntı