Abartmasanız mı hani diyorum amk SIZENE YA MİLLETİN YÖNELİMİNDEN KENDİMİ ASICAM insan doğasında yokmuş vay öylemiymiş yarrama bak hele bu tür insanlar hep vardılar VE AYRIXA BU UYGULAMAYI KULLANAN ÇOĞU KİŞİ ERGEN, YETİŞKİN DEĞİLLER VE BELKİ GERÇEKTEN EŞCİNSEL DEĞİLLER AMA KENDİLERİNİ TANIMAYA ÇALIŞIYORLAR BU GAYET NORMAL ve azıcık cahil olmasaydınız araştırsaydınız bunun doğuştan gelen bir şey olduğunu bilirdiniz illa sizin dininizde haram diye ki o kavmin yıkılış amacı sadece o değil birçok haram şey yaptıkları için PEDOFİLİKİLK VARDI YA HALA VAR BU UYGULAMADAKİ EŞCİNSELLERE TAKACAĞINIZA ACABA PEDOFİLİ YUVASI ABAZA ADAMLARA MI EL ATSANIZ BİRİNİN TERCİHİNİ NİYE BU KADAR SİKİNİZE TAKIYO SİZDEN DAHA MUTLULAR KENDİLERİNİ TAMUYOLAR DİYE ZORUNUZA GİDİYO HERALDE WOMP WOMP 🤣 normalleştirilmemeli zaten çünkü normal bişi çok işsizsiniz valla çok komik geliyo gidin dersinizs çalışın işinizi yapın kim kimi sikmik ne önemi varki bu kadar zorunuza gitmemeli yani ve emin olun tanıdığım çoğu homoseksüel arkadaşım sizden daha zeki anlayışlı ve başarılı çok zorunuza gitmesin bu kadar
Günlerden bir gün, Yani bir kış akşamında, Veya sicim gibi yağmurlar altında, Veya anne kucağında uyuya kalan o ufaklığı seyrederken, Veyahut bir yaz akşamı sofraya koyulan kirazların kokusunda, Büyük sorular soruyorum, küçücük yüreklere. Şey diyorum, şey.. İlk mateminde o mahzun gözlerin, İyi midir, İlk günkü gibi diri midir, Kabirlerde açan çiçekler gibi iyi midir? Beklerim, Gelirsin, Dönülmez denilen o yerlerden, Gözlerime. Üşürsün, Buz tutarım bu ağustos sıcağında, Yineler acımı hasretlerim. Peki, N'apmalı, Bi' şey yapmalı? Durmalı, Yazgıya geç kalmalı, Sormalı, Sormamak neden bu kadar güzel, bilmeli. Gelmeli, Ve gitmemeli üşütmeyen esintiler. Sonra sen, Ellerinin uzandığı yerden,
Kim bulmuş ki yerini?
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hak etmek, sanıldığı kadar basit bir kelime değildir. Bir karşılık cümlesi gibi söylenir çoğu zaman ama içinde bir ömürlük iz taşır. Çünkü hak edilen şey, yalnızca alınan değil; çekilenin, katlanılanın, sabredilenin toplamıdır. Hak ettin; çünkü herkes kaçarken sen durmayı seçtin. Kolay olanı değil, doğru olanı omuzladın. Sessiz kalmanın daha güvenli olduğu yerde, vicdanını susturmadın. Kaybetmeyi göze aldın ama kendinden vazgeçmedin. Hak ettin; çünkü kimse görmezken de aynıydın. Alkış varken değil, yalnızlıkta sınandın. Gülüşünle değil, gözyaşını saklayışınla büyüdün. Dizlerin titrerken bile yolundan dönmedin. Bazı hak edişler vardır; kimse takdir etmez, kimse adını anmaz. Ama gökyüzü kaydeder. Toprak bilir. Ve insanın kalbi, en çok o zaman ağırlaşır. Çünkü içten içe hisseder: Bu yük boşuna değil. Hak ettin; çünkü kırıldığında kırmayı seçmedin. İntikam kolaydı, merhameti seçtin. Susmak acıttı ama sustun; çünkü her söz haklı değil, her haklılık hayırlı değildir. Hak etmek bazen kavuşmak değildir. Bazen uzak kalmaktır.
Artık Gitmek Gerek Görüyor musun dağları çekilmiş Ve kokuyor coğrafyam. Yüzümde çok geç kalmış bir devrimin buruşuk izleri. Ne yana dönsem eksik bir türküye sarılan insanlar görüyorum. Nereye gitsem dilleri ve gözleri bir birine benzeyen kadınlar ve adamlar. Peki bunlar neden korkmuyorlar? Neden ölmüyorlar? Dön baba dön oynuyoruz başkasının kara parçalarında dön baba dön başkasının sularında. Kim çekip çıkaracak bizi bu şizofrenik kuyudan. Kim dokunacak yüzümüzde ki Allah kadar eski çizgilere. Hasbinallah! Ekşi,küflenmiş bir ekmek gibi kokuyor bu şehrin koltuk altları. Köpeği vurulmuş bir çoban sessizliğine gömülmüş gibi oluyor bu saatlerde. Herkes kendi ihanetine dönüyor ve herkes bir 'kes' arıyor 'kes' sizliğinde! Kocaman adamlar ve kadınlar kahkahalarında saçları daha yeni örülecek kıvama gelmiş kızları, önce doğurup sonra boğuyorlar! Sonra herkes kadeh kaldırıyor kaybettiklerine. -Şerefe -neye içiyoruz? -gidenlere.! -kim gitti? -kimse kim -doğru ya.Herkesin bir gideni var.Di'mi? -birde gönderdikleri.. -...
Artık Gitmem Gerek
Artık gitmek gerek! Bir turna katarı geçiyor sevgilim,görüyor musun? Görüyor musun dağları çekilmiş ve kokuyor coğrafyam.Yüzümde çok geç kalmış bir devrimin buruşuk izleri.Ne yana dönsem eksik bir türküye sarılan insanlar görüyorum.Nereye gitsem dilleri ve gözleri bir birine benzeyen kadınlar ve adamlar.Peki bunlar neden korkmuyorlar? Neden ölmüyorlar? Dön baba dön oynuyoruz başkasının kara parçalarında dön baba dön başkasının sularında.Kim çekip çıkaracak bizi bu şizofrenik kuyudan.Kim dokunacak yüzümüzde ki Allah kadar eski çizgilere.Hasbinallah! Ekşi,küflenmiş bir ekmek gibi kokuyor bu şehrin koltuk altları.Köpeği vurulmuş bir çoban sessizliğine gömülmüş gibi oluyor bu saatlerde.Herkes kendi ihanetine dönüyor ve herkes bir 'kes' arıyor 'kes' sizliğinde! Kocaman adamlar ve kadınlar kahkahalarında saçları daha yeni örülecek kıvama gelmiş kızları, önce doğurup sonra boğuyorlar! Sonra herkes kadeh kaldırıyor kaybettiklerine.-Şerefe -neye içiyoruz? -gidenlere.! -kim gitti? -kimse kim -doğru ya.Herkesin bir gideni var.Di'mi? -birde gönderdikleri.. -...Şimdi küfretmeden allaha ve kara parçalarına koşmak gerek.Terlemiş bir attan beter kokan bir ülkeden bahar kokan bir ülkeye pamuk toplamaya gitmek gerek.Söz vermek ve sözünde durmak gerek.Gerektiğinde değil doğru zamanda doğru yerde olmak/ölmek gerek.Lastik ayakkabılarımızı güneşe koyup kocaman bir sessizliği kokutmak gerek.Ekmek arası torak yemenin hazına süphan eteğinde varmak gerek.Karacadağ da tektonik bir gölde tüm günahlarımızdan arınıp şiirimizi oraya bırakmak gerek.Lâ havle! Yetmişlik bir adamı on yedilik bir kız çocuğuna dokunurken boynundaki muska ile boğmak gerek.Otogarları ve Muş'u yakmak gerek.! Tanık olduğum her anı belleğimden nasıl sileriz bilmem ama tanık olabileceklerimi bıyıklı pis bir adamın gözü önünde
Alıntı
Artık Gitmek Gerek! Artık gitmek gerek!Bir turna katarı geçiyor sevgilim,görüyor musun? Görüyor musun dağları çekilmiş ve kokuyor coğrafyam.Yüzümde çok geç kalmış bir devrimin buruşuk izleri.Ne yana dönsem eksik bir türküye sarılan insanlar görüyorum.Nereye gitsem dilleri ve gözleri bir birine benzeyen kadınlar ve adamlar.Peki bunlar neden korkmuyorlar? Neden ölmüyorlar? Dön baba dön oynuyoruz başkasının kara parçalarında dön baba dön başkasının sularında.Kim çekip çıkaracak bizi bu şizofrenik kuyudan.Kim dokunacak yüzümüzde ki Allah kadar eski çizgilere.Hasbinallah!Ekşi,küflenmiş bir ekmek gibi kokuyor bu şehrin koltuk altları.Köpeği vurulmuş bir çoban sessizliğine gömülmüş gibi oluyor bu saatlerde.Herkes kendi ihanetine dönüyor ve herkes bir 'kes' arıyor 'kes' sizliğinde! Kocaman adamlar ve kadınlar kahkahalarında saçları daha yeni örülecek kıvama gelmiş kızları, önce doğurup sonra boğuyorlar! Sonra herkes kadeh kaldırıyor kaybettiklerine.-Şerefe -neye içiyoruz? -gidenlere.! -kim gitti? -kimse kim -doğru ya.Herkesin bir gideni var.Di'mi? -birde gönderdikleri.. -...Şimdi küfretmeden allaha ve kara parçalarına koşmak gerek.Terlemiş bir attan beter kokan bir ülkeden bahar kokan bir ülkeye pamuk toplamaya gitmek gerek.Söz vermek ve sözünde durmak gerek.Gerektiğinde değil doğru zamanda doğru yerde olmak/ölmek gerek.Lastik ayakkabılarımızı güneşe koyup kocaman bir sessizliği kokutmak gerek.Ekmek arası torak yemenin hazına süphan eteğinde varmak gerek.Karacadağ da tektonik bir gölde tüm günahlarımızdan arınıp şiirimizi oraya bırakmak gerek.Lâ havle!Yetmişlik bir adamı on yedilik bir kız çocuğuna dokunurken boynundaki muska ile boğmak gerek.Otogarları ve Muş'u yakmak gerek.! Tanık olduğum her anı belleğimden nasıl sileriz bilmem ama tanık olabileceklerimi bıyıklı pis bir
Şiir