reyhan

Kendimi dalların çatallandığı noktada otururken görüyordum, incirlerden hangisini seçeceğime bir türlü karar veremediğim için açlıktan ölüyordum. İncirlerin hepsini ayrı ayrı istiyordum ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararıyor, birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kendimi koşu yolu olmayan bir dünyada yaşayan bir yarış atı gibi hissediyordum ya da üniversitede futbol şampiyonuyken birden kendini WallStreet’te bir takım elbisenin içinde buluveren ve parlak günleri bir mezar taşının üzerine kazınmış tarih gibi şöminesinin üzerindeki altın kupada kalan biri gibi.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Edebiyat
Sessizlik bunaltıyordu beni. Sessizliğin sessizliği değil bu. Benim kendi sessizliğimdi. Biliyordum ki otomobiller gürültü yapıyordu, otomobillerdeki ve yapıların aydınlık pencerelerinin gerisindeki insanlar gürültü yapıyordu, nehir gürültü yapıyordu ama ben hiçbir şey duyamıyordum.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Edebiyat
Tıpkı bir kasırganın merkezindeki sakin bölge gibi durgun ve bomboştum, çevremdeki karmaşanın içinde yuvarlanıp gidiyordum.
Edebiyat
İnsanlar, gitgide, istediklerine, dilediklerine inanmakla yetindiklerini, düşünüp tartmayı, ölçmeyi, olanı biteni görmeğe çalışmayı yavaş yavaş bir yana ittiklerini daha fark etmiyorlardır belki de. Bunun farkına varmağa başladıklarında ise ortalık iyice karışmış olacak.
Edebiyat