"Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim. Kimseden akıllı, kimseden güzel, kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok. Kimse için en değilim. Daha değilim. Bu devasa iddiasızlığın bana verdiği özgürlüğün hastasıyım."
Ben, mahşer gününün dehşetinden başka iman, secdeden başka namaz tanımayanlardan değilim. Ben nasıl mı namaz kılarım? Bir gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın güzelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim, Rabbim'in en güzel eseri olan insanın, onun bilgiye aç beyninin, aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duyularının karşısında hayranlığa kapılırım.
Zamanı gelecek, bütün toplumsal uzlaşmacılıklar ortadan kalkacak. Özel mülkiyetlerdeki çitlerin ve duvarların hırsız dediklerimiz için yalnızca birer
özendirici olduklarından eminim, aslında hırsız olanlar ötekilerdir, mal sahipleridir. Çitsiz, duvarsız olan, herkesin erişebileceği mülkiyetten daha güvenli mülkiyet yoktur. İnsan iyi olarak doğar, doğal olarak iyidir; toplum onu bozar, yoldan çıkarır...
Sayfa 62 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Kuşkusuz sen ayrımında olmadan ne şuna ne buna, kadına, soyuta âşıktın; Eugenia'yı görünce, bu soyut somutlaştı ve kadın kadınlaştı ve sen ona âşık oldun ve şimdi onu bırakıp gitmeden, onda hemen hemen bütün kadınlara âşık oluyorsun ve karşı cinsin hepsine âşık oluyorsun. Şu halde soyuttan somuta, somuttan karşı cinse, kadından bir kadına ve bir
kadından kadınlara geçtin.
- İşte bir metafizik!
Sayfa 57 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
- Sana baktı, öyle değil mi? Sen de Tanrı'ya inandın?
- Hayır, bana bakmadı, beni bakışlarıyla sarıp sarmaladı; Tanrı'ya inanmak değildi bu, kendimi bir Tanrı sandım.
Sayfa 56 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu