Spoiler İçerir
Şubat ayına kaydığı için sinir krizi geçirdim ama sadece ilk üç günden kurtardığım içinde mutluyum. Neyse, konumuz bu değil.
Maple Hills serisinin final kitabı olan Daydream ile seriye veda etmiş olduk. Bu kitabımızın ana karakteri, diğer iki kitaptan bildiğimiz ve okurların yüzde doksanının sevdiği Henry. Henry, Nate ve Robbie'nin zoruyla hokey takımının kaptanı olmuş; arkadaşlarını hayal kırıklığına uğratmamak için kaptanlığı istemese bile kabul etmiştir. Bir yandan da başı, bir türlü geçemediği profesörün dersiyle dertte. Bu sırada oklar, ana kadın karakterimiz Halle'ye dönüyor. Halle; kimseye hayır diyemeyen, ailenin direği olan, komşu çocuğu ve en yakın arkadaşı olan Will ile ilişki yaşamaya başlayan bir kızımız. Will, sırf onunla cinsel ilişkiye girmediği için Halle'den ayrılıyor; Halle de sırf onu unutmak için kitap kulübü kuruyor, kitap yazıyor, bir otelde çalışmaya başlıyor. İkilimizin yolları, Halle'nin kitap kulübünde kesişiyor. Elbette Henry oraya okumaya değil Aurora'nın liderlik konusunda belki kitaplar yardımcı olur demesiyle geldi. Bunlar arkadaş olduktan sonra birbirlerine yardım etmeye başlıyor. Halle, Henry'nin dersini geçmesine yardım ederken; Henry de Halle'nin kitabındaki romantik sahneleri iyi yazabilmesi için onu randevulara çıkarıyor.
Şimdi, kitap ilk başta su gibi akıyordu. Halle karakteriyle kendimi çok benzettiğim için tek oturuşta bitiririm gibi geliyordu ama öyle olmadı maalesef. Henry'i de Halle'yi de ayrı ayrı sevdim ama arkadaş adı altında birbirleriyle her haltı yemeleri beni rahatsız etti. Düşünün, ilk birliktelikleri sırasında Halle, Henry'e: "Sen benim en yakın arkadaşımsın." dedi ya. Kafayı yiyecektim. Bir de kitabın durağan ve olayların patlama kısmı bana gereksiz uzatılmış gibi geldi. Kitabın akışı resmen