Üretim bandında isçi emeğini sömüren sistem, vitrininde "her müșteri bir çocuğun eğitimine destek oluyor" yalanın söylüyor. Fabrika bacalarından zehir savuran şirketler, öbü yandan "her satısta bir fidan" sloganıyla karşımıza çıkayor Üretimde her kurușun hesabını yapan zihniyet, reklamlar da "Sizinle bir hayat değişiyor." diyor.
Allah'ın rahmetini hissedebilmen de Allah'ın bir rahmetidir! O'nun rahmeti sana ulaşmış, seni kuşatmış olabilir fakat onun varlığını hissetmek ayrı bir rahtmettir. O rahmete güvenmen ve her durumda obu bekleyebilmen de bir rahmettir. Gerçek azap ise Allah'ın rahmetinden mahrum kalmak, ondan ümit kesmek veya şüphe etmektir.
Yok şimdi, beni yetiştiren, doyuran,
Yok şimdi o genç dünya,
OBu, bir zamanlar yeri göğü dolduran bağır, ölü ve cılız bir anızlık gibi;
Ahl Bahar benim derdimi okuyor
Hâlâ, eskisi gibi, şen, teselli edici bir türkü,
Ama yok artık hayatımın sabahı,
Kalbimin baharı soldu benim.
Sonsuza kadar acı çekecek o en sevimli sevgili,
Bizim sevdiğimiz şey, bir gölgeden başkası değil,
Gençliğin altın düşleri öldüğünden
Öldü benim için de sevinçli tabiat;
Neşeli günlerde anlamamıştın
Yurdunun sana böylesine uzak olduğunu,
Zavallı kalbim onu hiç öğrenmeyeceksin sen
Eğer sana yetmiyorsa bu tek düşü.
"Asmodeus sana sahip olduğu için çok şanslı.”
"Kesinlikle öyle. Harika bir avım.”
"Av mı? Ama bana onunla isteyerek birlikte olduğunu söyledin. Eğer öyleyse, neden seni yakalaması gerekmiş olsun?”
"Hayır, hayır, o…Bu bir deyim. Kimse kimseyi yakalamamadı. Gerçek ilişkiler böyle yürümez. Her şey karşılıklı ve rızaya dayalıdır.”
Münafık, iki koyun sürüsü arasında gâh sürünün birine, gâh öbü-rüne katılan
şaşkın bir koyun gibidir. O bu sürülerin hiç birinde devamlı barınmaz, çünkü her
iki sürüye de yabancıdır. Münafık da tıpkı böyledir, ne tamamen müslümanlarla
kaynaşabilir ve ne de kâfirlerle.»