📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Olan bitenin yarısının nedeni savaş, diğer yarısını da devrim tamamladı. Savaş, doğal olmayan bir biçimde yaşama ara verdi, gerçekten de hayatımız belli bir süre ertelenebilir ne saçmalık! Devrim, uzun süre tutulan nefes gibi, istem dışı patlayıverdi.
Herkes canlandı, yeniden dünyaya gelmiş gibi oldu. Herkes bir dönüşüm, yeniden yapılanma içinde. Şöyle de söyleyebiliriz: Herkes iki devrim birden yaşıyor. İlki, kendi, kişisel devrimi, diğeri ise toplumsal olan. Bana kalırsa, sosyalizm bir deniz. Bütün bu kişisel, farklı farklı devrimlerin derecikler halinde akıp toplandığı yaşam denizi, özgürlükler denizi.
Bu gönüllü çilekeşlikten kimin bir çıkarı olabilir, yıllarca aşağılamayla üstü örtülmeye çalışılan, sadece iyiliği bilen ve gönülden iletişim kurmayı doğru sayan günahsız yaşlı, kadın ve çocukların kanının dökülmesi kime fayda sağlar? Genelde ulus sevgisi üstüne yeteneksizce yazan yazarların bu tembelliğinin nedeni ne? Bu halkın hemen her olayda savaş yorgunluğuna sığınan, bilgeliği alaya alan erk sahipleri neden daha fazla bir şey yapmıyor? Bütünleştikleri yükümlülüklerini riske atarak, aşırı basınçtan patlayan kazanlar misali, mücadele ettikleri şeyleri, mağduriyetlerini neden yok etmek için uğraşmazlar? Neden onlara, ‘Uyanın artık. Yeter. Daha fazla böyle süremez. Eskiden size ne dendiğini bir tarafa bırakın. Gruplaşmayın, bütünleşin. Herkesle birlik olun. Hıristiyan aleminde siz ilkler ve en iyilersiniz. Siz içinizdeki en kötü ve zayıflara karşıt olarak gösterilenlersiniz’ demediler?
‘Halk nedir?’ diye soruyorsun. Halka dadılık edip derdine ağlayan mı yoksa onun güzelliği ve kendi görevlerindeki başarılarını düşünmeden onu peşine takıp millet olarak üne kavuşturarak ebedileştiren mi onun için daha çok şey yapmış olur?