Peki, bilinç dediğimiz ne? Bilinçli bir şekilde uykuya dalmak istediğimizde uykusuzluğa davetiye çıkarmış oluruz, sindirim organlarımızın çalışmasını denetim altında tutmak istersek bunun sonucu hazımsızlık olur. İnsanlar kendileri yönetmeye kalktıklarında bilinç, öldürücü bir zehre dönüşebilir. Bilinç aslında lokomotifin önündeki yolu aydınlatan farları gibidir. Bu ışığı içeriye döndürdüğünüz zaman kaza kaçınılmazdır.
Yaşamda her şey karmakarışık, çelişkilerle doluydu. Örümcek ağı gibiydi. Ağın bir telini yakalayıp çekince kurtuluşun geleceği sanılan, oysa çekip çıkmaya çabaladıkça daha çok dolanılan örümcek ağı gibiydi. İşte zayıf ve alçak ruhlu insanlar bile, böylelikle güçlüleri egemenlikleri altına alabiliyordu.