Süreyya

Süreyya
@ocean__
Bir berduştur kalbim.
oldu, oluştu, olgunlaştı —O’nun hayalleri— benim yaşamımda ve yazdıklarımda… Galiba o zaman vazgeçti, kıskaç çatırdatmaktan.
Reklam
Dolmuştum. Geçmişimde yoğunluklarım olmuş anlamlar, sanki, güçlü nehirler gibi bir toplanma bentinin önünde birikip yükseliyor; en büyük sevinçlerim olmuş yaşantılar, en büyük acılarımla kucaklaşıp, yazdıklarıma doluyordu —tek bir boş yerim kalmamıştı— sanki…
(Başka sabahlar; grilerden morlara aydınlanan… Dopdolu sevinç de olmuştu, derin acı da — —‘dingin ama bungun’un, ‘bungun’u soğuklaştı, ‘dingin’i sığlaştı —‘aydınlık’ları ise, hemen hiç, yok…) • ‘Sevinç ile acı’, işte, yaşamımın iki kutbu, arasındaki ‘yerküre’, büzüşüyor, boyuna —bir ‘dünya’ mı bu, hala?…
—o ‘durgunluk’, ikimizin de üstündeki… • Ve tabii: dinginlik… —Denebilir ki —denmiştir de; ben kendim de düşünmüşümdür —beynimin işlevlerinin yavaşlaması, azalması, sönükleşmesi, kararayazmasıdır, şimdi ‘dinginlik’ diye duyumsadığım.
Belki, yaşlandıkça, benim kendime bakışım ile kendime görünüşüm arasındaki aykırıklar azaldıkça —ya da, tabii, ben onları artık aykırılık olarak görmemeğe başladıkça, o da, kendisini anımsatmak durumunda kalmıyor, işte, artık boşverebiliyor bana —zaten, kıskaç takırtısı çok uzun zamandır hiç yok…
Reklam