“Ben artık insanların ve nesnelerin sıcacık güzelliklerini, bir yaz gecesinin tatlılığını, bir çocuğun yarı kapalı gözlerini okşayan bir rüyanın berraklığını düşünemezdim.
Artık bir şey söylemiyordum, kimsenin asla kapağını açmayacağı bir kitap olduğuma inanmıştım.”

“İnançla korku bağdaşmaz. İntihar bir çözüm değil. Zor şartlara katlanmak, bir meydan okumadır. Direniş bir görevdir, bir zorunluluk değil. Onurunu korumak mutlak bir emirdir. Tam olarak: Bana kalan, bize kalan tek şey, onur. Herkes onurunun zedelenmemesi için elinden geleni yapıyor. İşte benim vazifem. Ayakta kalmak, bir insan olmak, asla bir paçavra, bir çaput, bir hata olmamak.”