Sinir bozucu olan şu ki alçak herifler biz olmadan da gayet mutlu olabiliyorlar. Bu yüzden onları bir an bile kendi hâline bırakmamanın her kadının görevi olduğu kanaatindeyim; sadece akşam yemeğinden sonra biraz nefes aldığımız şu süre hariç, çünkü bu da olmasa biz zavallı kadınlar bitkinlikten kesinlikle gölgeye dönerdik.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
– Biz kadınlar kaybedenlere bayılırız. Çünkü bize yaslanırlar.
– Siz kazananlara taparsınız. Onlara yapışırsınız.
– Biz onların kelliklerini saklamaya yarayan defne tacıyız.
– Onlar da size her zaman muhtaç, zafer anı dışında.
– İşte o an ilgi çekici değiller.
– Yirmi sene süren aşk bir kadını harabeye çevirir, ama yirmi sene süren evlilik onu bir kamu binasına benzetir.
– Yirmi sene süren aşk! Öyle bir şey var mı?
– Zamanımızda kalmadı. Kadınlar pek bir akıllandı.