İlk kuramı insanoğlu denen yaratıklar, dudaklarını devamlı çalıştırmazlarsa ağızlarını bir daha hareket ettiremezlerdi.
Birkaç ay süren dikkatli bir gözlemin sonucunda ikinci bir kuramla ortaya çıkmıştı ki o da şuydu - eğer insanlar dudaklarını devamlı çalıştırmazlarsa, beyinleri çalışmaya başlıyor.
"Düşünsene. Hayatın Anlamı! Bu bilgiyi elde edersek Galaksideki bütün psikiyatristleri rehin alabiliriz ve bu da yığınla para anlamına gelir. Ben benimkine bir servet borçluyum."
Belli başlı her galaktik uygarlığın tarihi üç ayrı ve fark edilebilir aşamadan geçme eğilimindedir. Bu aşamalar Hayatta Kalma, Sorgulama ve İncelikli Düşünmedir; bir başka deyişle Nasıl, Neden ve Nerede aşamaları olarak da bilinirler.
Örneğin, ilk aşama Nasıl Yiyebiliriz? soru-suyla, ikinci aşama Neden Yiyoruz? sorusuyla, üçüncü aşamaysa Öğle Yemeğini Nerede Yiyelim? sorusuyla tanımlanmaktadır.
Sonsuz sayıda gezegen olduğu bilinmektedir, bunun en basit nedeni onların içine sığabileceği sonsuz genişlikte bir uzayın var olmasıdır. Bununla birlikte bu gezegenlerin hepsinde yerleşim yoktur ve bu da üzerinde yerleşim olan gezegen sayısının sınırlı olduğu anlamına gelir. Herhangi bir sonlu sayının sonsuz bir sayıya bölünmesinden elde edilecek sayı farkı önemsenmeyecek kadar sıfıra yakın bir sayıdır, o halde Evrendeki bütün gezegenler dahil edildiğinde ortalama nüfusun sıfır olduğu söylenebilir. Bundan çıkarılacak sonuç, bütün Eurenin nüfusunun da sıfır olduğu ve zaman zaman karşılaşacağınız kişilerinse yalnızca hastalıklı beyinlerin hayal ürünleri olduğudur.