Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Spartalılar kölelerine – Heilot'lara karşı çok acımasız oluyorlardı. Spartalılarla aynı bölgede yaşayan bu demirbaş kölelerin efendilerinden dokuz on misli kalabalık olduklarını belirtmek gerekir. Spartalılar kölelerinden çok korkuyorlardı: Onları itaat halinde tutmak için bir yıldırma düzeni kurmuşlardı. Heilot'ların güneş battıktan sonra kulübelerinden çıkmaları, ölüm cezası gerektiren bir suçtu. Başka birçok yasak vardı. Ayrıca, bunların sayılarını azaltmak için, Spartalılar zaman zaman, herhalde yılda bir kez, katliam seferlerinden başka bir şey olmayan köle avları düzenliyorlardı. Kırda pusu kuran gençler Heilot denilen bu pis hayvanları kovalıyorlar ve öldürüyorlardı. Savaşın dehşetine karşı güzel bir idman, deniliyordu. Böylesi iğrenç şeyler, az sayıda ayrıcalıkların yararına olsa da, aynı zamanda hayranlık uyandıran, hoş ve güzel şeyler icat eden bir uygarlıkta varolabildiler.
Hiçbir antik toplum köleliği bırakmadı.
Kölelik bugün "insanın insan tarafından sömürülmesi" denen şeyin ilk biçimidir. Bunun içinde en acımasız olandır. Ortaçağ toplumu evet artık köleliği tanımıyordu, ama orada da toprak köleliği söz konusudur (serfler). Modern toplumun ise, sömürgeciliğin yanı sıra, ücretlileri vardır. En güçlü kişilerin en zayıflara yaptığı baskılardan dolayı insanların kurtuluşu çok ağır yol almaktadır. Bununla birlikte, toplumlarının varolduğu günlerden bu yana yoldadır.
Sappho'ya göre kadının yüzünde devingen ışıltılar olmalıdır. Gözleri sevgiyle doludur, yürüyüşü istek uyandırır. Kültürün amacı güzelliğe varmaktır. Kendisine çiçekleri ve denizi sevmeyi öğreten, görünen dünyanın çekiciliğini ve her şeyden önce kadın bedeninin baş döndüren güzelliğini açıklayan kılavuzu ve modeli olan Aphroite'nin armağanlarına ve derslerine dikkat eden genç kız, soyluluk ve incelikte gelişir, güzellik niteliklerini yüceltir, güzellik onu mutlu kılar ve Sappho'nun bir yıldız pırıltısı gibi selamladığı o sevinç bolluğunu kişiliğine yayar.