Puan vermedi·88 syf.·
2026 448. kitabı
"Tek istediğim eve varmak ve gözlerimi boş duvara dikmek." Don Delillo Paris'ten New York'a dönen bir çift ile bir öğretmen ve eski öğrencilerinden oluşan beş kişinin bir evde mahsur kalmasını ve bu ani sessizlikle baş etme çabalarını konu alır.. Amerikan edebiyatının en büyük yazarlarından Don DeLillo’dan ahir zamanlara dair yeni bir anlatı: DeLillo, iletişim cihazlarına bağımlı hale gelen toplumun; ekranlar ve veri akışları kesildiğinde nasıl yalnızlaştığını ve varoluşsal bir paniğe sürüklendiğini eleştirir. Don Delillo büyük olaylardan ziyade karakterlerin içsel monologlarına ve derin sessizliğin yarattığı psiko-sosyal etkiler üzerine felsefi bir meditasyona odaklanır. teknolojinin çökmesiyle dijital dünyadan kopan modern insanın kırılganlığını ve kimlik krizini anlatan distopik bir hikayedir. Sessizlik Dünya her şeydir, birey hiçbir şey. Hepimiz anlıyor muyuz bunu?"s:87
Roman-Edebiyat
SessizlikDon Delillo · Siren Yayınları · 2022236 okunma
7/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:26
Wilhelm Reich kendine has tarzı olan, vizyonu, bakış açısı, günümüze göre farklı olan bir yazar. Bu kitabı yazma amacının aslında kitabı basmak olmadığı, kendi not defteri gibi kullandığı söyleniyor. Kitabı okurken belli bir odaklanma istiyor çünkü söylediği şeyleri kime ve neden söylüyor bu biraz kafa karıştırabiliyor. Benim ufkumu genişleten, farklı düşünmemi sağlayan bir kitaptı, umarım okuyanlar bu etkiyi yaşayabilir. Keyifli okumalar.
Dinle Küçük AdamWilhelm Reich · Cem Yayınevi · 015,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 11:31
Kendisi de bir cerrah olan Shlain,bu kitapta sanat tarihçiliği yapmaktan ziyade,modern nörobilim ve evrimsel biyoloji bulgularını kullanarak da Vinci’nin nörolojik yapısının haritasını çıkarmaya çalışıyor.Shlain’in ana argümanı,insan beyninin evrimsel sürecinde sol yarım kürenin (analitik,dilsel,doğrusal) baskın hale geldiği ve bu durumun insanlığı "sağ yarım kürenin" (bütüncül, sanatsal,sezgisel) yeteneklerinden biraz uzaklaştırdığı yönündedir.Yazar,Leonardo da Vinci'yi insanlık tarihinin en büyük "bütünleşmiş beyin" örneği olarak sunar. Da Vinci; sol beynin getirdiği mekanik, geometrik ve analitik keskinlik ile sağ beynin getirdiği estetik,mekânsal ve örüntü tanıma yeteneğini eşi benzeri görülmemiş bir dengede kullanabilmiştir.Shlain buna "bütüncül beyin" adını verir.Bir cerrah gözüyle Shlain,Leonardo’nun hayatta kalan not defterlerini (kodekslerini) ve davranışsal özelliklerini inceler.Ortaya şu ilginç nörolojik tabloyu koyar:Solaklık ve Tersten Yazma: Leonardo solaktı ve notlarını ayna simetrisinde (sağdan sola) yazıyordu. Shlain, bunun beynindeki dil merkezlerinin alışılagelmişin dışında (belki de sağ yarım kürede veya her iki tarafta birden) konumlandığının bir işareti olduğunu savunur.Sinestezi: Leonardo’nun kelimeler, renkler ve sesler arasında sıra dışı bağlantılar kurduğunu, bunun da beynindeki farklı duyusal alanların yoğun bir çapraz iletişim içinde olmasından kaynaklandığını öne sürer.Dikkat Dağınıklığı ve Odaklanma: Eserlerini sık sık yarım bırakması, daldan dala atlaması modern psikiyatride DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) olarak yorumlanabilecekken, Shlain bunu beynin her an her şeyi tarayan hiper-aktif sağ lobunun sol loba baskın gelmesiyle açıklar.Leonardo'nun Beyni,yaratıcılığın ve dehanın biyolojik kökenlerini merak eden herkes
Leonardo'nun BeyniLeonard Shlain ·  Paloma Yayınevi · 202037 okunma
KRONOS BİLGELİĞİ
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2026 88. kitabı
Tükenmeden kendi iç ritmini bulmak Zamanı sürekli bir yerlere yetişmeye çalışarak ve yetmediği durumlarda suçluluk duyarak geçirmek bizimen büyük çıkmazımız.. Hayatı akrep ve yelkovanın hakimiyetinde,her günü e postalar toplantılar ve bitmeyen yapılacaklar listeleri arasında geçen kurumsal şirket yöneticisi Erenin hikayesi aslında tam olarak  bu halimizi anlatıyor. Hayatın hızına ayak uyduramadığı bir dönemde yolu Bilge ile kesişiyor. Bilge zamanı sadece saat tıkırtılarından ibaret mekanik bir kavram olarak görmeyen anın kalitesine ve derinliğine inanan bir mentör.Erenin kronik zaman yetmezliği şikayetlerini dinleyen  Bilge, zamanı sadece saat tıkırtılarından ibaret mekanik bir kavram (Kronos) olarak görmeyen,anın kalitesine ve derinliğine (Kairos) inanan zamanı yönetmeye çalışmanın faydasız olduğunu asıl yönetilmesi gereken şeyin odağımız ve enerjimiz olduğunu anlatan bir mentör. ​Bilge doğadaki simgelerden ilham alarak Erene hayatını optimize etmenin felsefi ve pratik yollarını 6 öğreti ile gösteriyor: 1.Güneş dışsal faktörleri kontrol edemeyeceğimizi ve sadece kendi anımızı yönetebileceğimizi 2.Ay biyolojik ritmimize uygun gün planlamayı öne çıkarıyor. 3.Bal arısı aynı anda birçok işi yapmayı bırakıp tek bir göreve odaklanmayı 4. Dağ kristali öncelikleri netleştirip neye evet neye hayır diyeceğini bilmeyi 5.Arı kovanı zihni rahatlatacak basit sistemler kurmayı 6.Sekoya ağacı ise tükenmişlik yaratmayacak uzun vadeli bir yaşam modeli inşa etmeyi anlatıyor. ​Kitapta sadece teori yok zihinsel verimlilik için 90 dakika odaklanma ve 30 dakika dinlenme gibi günlük hayata uygulanabilecek somut egzersizler var. Eren bu pratikleri uyguladıkça üzerindeki o ağır yetişememe baskısı azalıyor. Zaman savaşılacak bir düşman değil ritmine uyum sağlanacak bir dosttur diyen bu dönüşüm
Kronos BilgeliğiBora Erkmen · Ceres Yayınları · 08 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:48
Emil Cioran'ın "Çürümenin Kitabı" (Orijinal adıyla Précis de décomposition) zihinsel ve psikolojik olarak oldukça yoğun, sarsıcı ve acımasız gerçekleri yüzümüze vuran antinatalist bir kitaptır. Keskin bir nihilizm ve derin bir karamsarlık barındıran bu eserde Arthur Schopenhauer, Albert Camus, Friedrich Nietzsche gibi filozofların görüş ve bakışlarından yer yer fikirler ve atılgan cümleler göreceksiniz. Okunması inanılmaz derecede keskinlik, odaklanma ve düşüncesel metabolizma gerektiren bu eseri okumak halihazırda nöronlarınıza yapışmış kokuşmuş geleneksel ideolojilerin (dinler, siyasi söylemler, felsefi akımlar) yıkılmasına ağır bir ekseriyetle neden olacaktır. Cioran'a göre insanın en büyük trajedisi hayatta bir "anlam" olduğuna inanması ve bu uğurda bir köstebek misali sürekli ilerlemeye çalışmasıdır. Insanlar uğruna olecekleri putlar, dinler, ideolojiler yaratırlar. Fanatikligin anti maddesi olan şüphecilik ve eylemsizlik Cioran'ın en keskin silahıdır. Varoluşun bir hata olmasının, yaşamanın bir çürüme, sabah uyanıldığında ağızda acı bir tat bırakan doğmuş olmanın ve yaşamak zorunda olmanın ve insan olmanın ağır yeknesak cezasını çekmesinin bie trajedi olduğunu söyler Cioran. Schopenhauer' nasıl hiçligin o serin, vurdumduymaz sakın sessizligin içinde rahatlık ve huzur buluyorsa, Cioran da doğmanın, hiçliğin huzurundan koparılıp zamanın ve acının içine atıldığımızı düşünmektedir. Cioran bilinçli olmanın bir mucize değil tam tersine bir biyolojik yıkım olduğunu savunur. Düşünmenin zihinsel düzeyde bir sinapslar savaşı olduğunu, düşüncelerimizin bizi kuytu köşelerde yalnızlıkla bogusturan bir zincir olduğunu savunur. Zamanın insanı yavaş yavaş çürüten, asindiran, tuketen bir canavar; hakikatin tehlikeli bir yanılsama; eylemin, anlamsız bir varoluş sisinde
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
10/10
·568 syf.··
Beğendi
·
2026 123. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 20:25
Bu kitabı anlatmak gerçekten kolay değil çünkü içeriği birkaç cümleyle özetlenebilecek kadar dar bir alana sıkışmıyor. Daniel Levitin, modern dünyanın bizi her gün maruz bıraktığı bilgi yükünü, sürekli karar vermek zorunda kalışımızı ve bunun zihnimizde oluşturduğu yorgunluğu ele alıyor. Ancak bunu yaparken klasik kişisel gelişim kitaplarında olduğu gibi yalnızca tavsiyeler sıralamıyor beynimizin nasıl çalıştığını, dikkatimizin nasıl dağıldığını ve neden bazen en basit şeyleri bile unuttuğumuzu bilimsel araştırmalarla açıklıyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, yazarın her iddiasını sağlam temellere dayandırması oldu. Anlatılan hiçbir konu havada kalmıyor. Günlük hayatımızda sıradan kabul ettiğimiz birçok davranışın aslında zihinsel enerjimizi nasıl tükettiğini öğrenmek oldukça ilgi çekiciydi. Özellikle karar yorgunluğu, dikkat yönetimi, bilgi depolama biçimimiz ve beynin sınırlı kapasitesi üzerine anlattıkları uzun süre düşündüren türden. Not aldığım ve altını çizdiğim yerlerin sayısı tahmin ettiğimden çok daha fazla oldu. Çünkü kitap yalnızca bilgi vermekle kalmıyor, aynı zamanda insanın kendi yaşam düzenine de farklı bir gözle bakmasını sağlıyor. Çoğu zaman unutkanlığımızı, dağınıklığımızı veya odaklanma sorunlarımızı kişisel bir eksiklik olarak görüyoruz. Oysa yazar, beynin belirli sınırları olduğunu ve bu sınırları anlamadan verimli olmaya çalışmanın bizi gereksiz yere yorduğunu anlatıyor. ️Kitabın sevdiğim bir diğer yanı ise teoride kalmaması oldu. Beynin çalışma prensiplerini anlattıktan sonra bunları günlük hayata nasıl uygulayabileceğimizi de gösteriyor. Eşyalarımızı düzenleme şeklimizden zaman planlamasına, yapılacaklar listelerinden bilgi yönetimine kadar pek çok konuda uygulanabilir öneriler sunuyor. Fakat bunu "hayatınızı değiştirecek 10
Organize ZihinDaniel J. Levitin · Pinhan Yayıncılık · 04 okunma