Yıldızlar, kapayın gözlerinizi! Hiçbir ışık sızmasın içimdeki derin karanlık isteklere. Göz görmesin elin ne yaptığını: Yine de olsun ama, olsun bu iş; gözün bakamayacağı kadar korkunç da olsa.
Yükselme hırsı, onun -çok sevdiği karısı Lady Macbeth’in tabiriyle- gözü pek biri olmasını sağlamıştır. Bu hırs gerçekte, korku temelli bir savunma mekanizmasıdır. Karısının aşağılamalarına maruz kalıp, kendisini kanıtlama uğruna işlediği bir seri cinayeti işler. Acımasız Macbeth oldu bittiye gelen bu olaylar karşısında kendisini mahcup bulduğunda insanlığını ve vicdanını köreltmeye çalışır, ama elleri asla temiz olmayacaktır. Macbeth her ne kadar cinayetlerini, “Kader, oldu bitti.” diyerek kabul edilebilir kılmaya çalışsa da içten içe pişmanlık duyar. Suçluluk ve pişmanlık gibi yatıştırmaya çalıştığı duygulardan diğer bir tanesi olan korku ise bu cinayetleri sürdürmeye itmiştir. Cadıların öngörüleriyle; tahtını ele geçirebileceklerden, Banquo’nun soyundan, kadından doğmayanlardan, ormanın şatosuna doğru ilerlemesinden ve Macduff’dan korkar. Ancak kaçınılamaz sonu yine kader yazar ve sakallı kadınlar haklı çıkar.