Puan vermedi·159 syf.··
2026 78. kitabı
Aşkın,yalnızlığın,umudun ve pişmanlıkların farklı yüzlerini anlatan dört etkileyici öykü..Cevdet Güner,kimi zaman bilimkurguyla kimi zaman insan ruhunun derinlikleriyle okuru düşündürmeyi başarıyor.Her hikâye bittiğinde bir süre durup hayatı sorgulatan,farklı ve akıcı bir kitap. Bana Bakma:Dünyayı etkisi altına alan bir “aşk salgını” ortaya çıkar.Bu salgına yakalanan insanlar hayatlarını kaybetmektedir.İnsanlığın karşı karşıya kaldığı bu olağanüstü durumda,birbirine âşık iki gencin hem aşklarını hem de yaşamlarını koruma mücadelesi anlatılır. Başka Bir Yol:Hafızasını kaybetmiş ve yaşlanmayan bir adamın hikâyesidir.Geçmişini hatırlamaya çalışırken hayatında nelerden vazgeçtiğini,hangi seçimlerin onu bugünkü yalnızlığına sürüklediğini keşfeder. Kimlik,zaman ve insanın kendini bulma arayışı üzerine konular işlenmiş. 16 Milyar:Başka bir gezegende kral olan bir karakter,insan kılığında Dünya’ya gelir.İnsanları,yaşam tarzlarını ve zaaflarını gözlemler.Yaşadıkları sonucunda insanlık hakkında kararlar verir ve dostu Odin ile birlikte kendi dünyasına döner.Bilimkurgu unsurları taşıyan öykü;güç,adalet ve insan doğası üzerine sorgulamalar içerir. Son Adım:Yaşlı bir adamın geçmişine dönüp hayatını,kayıplarını ve pişmanlıklarını değerlendirdiği duygusal bir yaşam muhasebesi. Dört farklı hikâye,dört farklı hayat…Ama hepsinin ortak noktası insanın kendini,sevgiyi ve yaşamı yeniden sorgulaması.. Cevdet Güner’in kalemiyle tanıştığım bu kitap bende güzel bir iz bıraktı.Dört farklı öyküyle hem düşündüren hem de duygulandıran bir okuma deneyimi sundu.Özellikle memleketimin deprem olayına değindiği yerde çok duygulandım.Gerçek bir hikayeyle güzel bir kurgu ortaya çıkarmış.Kalemine,emeğine ve hayal gücüne sağlık. Umarım bizleri yeni hikâyelerle buluşturmaya devam eder
Bana BakmaCevdet Güner · Gri Yayınevi · 202455 okunma
Bir Turan Peygamberi
7/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
Bir Turan Peygamberi…. Tarihimizin en kritik dönüm noktalarından, benim de araştırmayı, okumayı çok sevdiğim 1865 - 1919 yıllarına ait bu edebi eserleri okurken; siyasetin nasıl adım adım değiştiğine de şahitlik ediyoruz. Çok tatmin edici bir deneyim benim için. “AY DEMİR” de 1918 yılında, Müfide Ferit Hanım tarafından yazılmış, o yıllarda yeni yeni parlayan Türk Milliyetçiliğini, Turancılığı bize gösterecek bakalım. Kitabımızda “DEMİR” adında İstanbullu bir doktorun, aşkını ve vatanını ardında bırakıp Orta Asya’ya, Rusların esaretindeki Türk kavimlerini uyandırmaya, onlara unutmaya yüz tuttukları Türklüğü, Turan’ı anlatmaya gidişi konu ediliyor. Kitapta İstanbul’daki siyaset ortamıyla, Orta Asya’daki halkların durumlarıyla, Ruslarla, Müslüman Din adamlarıyla ilgili önemli tespitler var. Bunlara ayrıntılı olarak değineceğim. Ama öncesinde Türk Milliyetçiliği nasıl ortaya çıktı, Müfide Ferit ve kocası Ahmet Ferit kimdir bunları anlatmam gerek yoksa “AY DEMİR” gibi bir karakterin ortaya çıkışı yeterince anlaşılamaz. Şimdii, işte Reformlardı, Aydınlanmaydı, özellikle Fransız İhtilaliydi derken Avrupa’da milliyetçilik zaten vardı. Ancak bizimki gibi bir imparatorluğun içinde, milliyetçilik fikri tehlikeli olacağından uzun yıllar konuşulmadı. Osmanlı’da halk, milliyetlerinden ziyade dinlerine göre sınıflandırılıyordu. Müslimler, Gayri-müslimler şeklinde. Bugün andığımız Namık Kemallerin yer aldığı 1865’te kurulan Genç Osmanlılar bile vatan ve özgürlük vurgusu yaparken, yine Osmanlı olarak, şeriat kurallarıyla hareket edilmesini savunuyorlardı. Ayrı bir Türk milliyetçiliği, Turancılık kavramı yoktu. Taa ki Türk toprakları kaybedilmeye başlayana kadar. Kaybedilen topraklarda yaşayan Türk halkları, kalan topraklara doğru, anadoluya doğru geldikçe, gördükleri zulümün de
Ay DemirMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022700 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Angrboda’nın Sessiz Gücü
9/10
·336 syf.··
2022 13. kitabı
Yine harika bir mitolojik eserle geldim. İthaki Yayınları’nın yayımladığı Cadının Yüreği adlı kitap, Loki’nin herkesten sakladığı üç çocuğunun annesi Angrboda’nın gözünden tanrıların kaçınılmaz sonu olan Ragnarök’ü anlatıyor. Hikâye, Odin tarafından üç kez ateşe atılan ve yüzü yanarak son kez kül olan cadı Angrboda’nın, Loki’nin ona yüreğini vermesiyle yeniden başlamasıyla şekilleniyor. Demirkoru’da, gözlerden ve tanrılardan uzakta yaşayan Angrboda, çocuklarını burada büyütmektedir. Bu çocuklar; Ölüler Ülkesi’nin kraliçesi olan Hell, devasa kurt Fenrir ve başı ejderhaya benzeyen yılan Jormungandr’dır. Her biri, tanrıların kaderinde önemli bir yere sahiptir. Fenrir Odin’in, Jormungandr Thor’un sonunu hazırlayacaktır. Mitolojinin farklı bakış açılarıyla anlatılmasına bayılıyorum. Bu kitabı da büyük bir keyifle okudum. Benim gibi mitoloji sevenlerin çok beğeneceğine eminim. Keyifli okumalar! Genevieve Gornichec Cadının Yüreği
Alıntı
Cadının YüreğiGenevieve Gornichec · İthaki Yayınları · 20223,143 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2026 59. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 16:54
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Snorri Sturluson “Nesir Edda Viking Mitolojisi” oldu. Viking evreninin doğuşuyla anlatım başlar. Tanrıların eski kadim, mitsel hikâyelerini ilk kısımlarda düzyazı şeklinde anlatılırken, sonraki bölümlerde manzum hikâyelere doğru bir üslupla ilerler. Skald yani hem bir edebî tür olarak manzumelerdir. Hem de okuyan ozanlara verilen addır. Eser İkinci bölümden sonra bu yöne kayar. Ortaçağ Avrupası ve İskandinav kültürü on üçüncü yüzyılda yazıya geçirilmiş, mitolojik öyküler Nesir Edda ile bilinmeye başlanmıştır. Odin, Thor, Loki, Freyr, Freyja gibi birçok tanrı ve tanrıçaların kısaca hikâyeleri anlatılır. Bildiğim efsanelerin de yer alması, ikinci kısımdan sonra tıpkı bir antoloji sözlüğü okurken buldum kendimi ve bu yüzden yorucu ve karmaşık bir anlatım yaşattı. #kitapalıntıları &“Ymir'in etinden, Dünya yaratıldı, Terinden de denizler; Kemiklerden kayalar, Saçlarından ağaçlar, Kafatasından gökyüzü, Ancak kaşlarından, O şen şakrak güçlerinden, İnsanoğlu için Miðgarðr yapıldı. Beyninden tüm melankolikliğiyle Bulutlar yaratıldı.” &“Gerçekten de anlamak ve kavramak için çok ağır bir yük olduğu doğru, size kısaca anlatmanın yolu dillerin, her insan topluluğu onu kendi adıyla anmak istemiştir, ona kendi dillerine iman etmişler, dualarını kendi dillerinde etmişlerdir. Ancak bazı durumlarda yolculuklarında yeni isimler edinmiştir ve bu durum efsanelerde kaydedilmiştir. Bu büyük olayların anlatıldığı efsaneleri anlamadığın müddetçe bilge bir adam olarak anılamazsın.” &Freyr AEsir'in en meşhuruydu; yağmuru ve güneşin parlamasını yönetirdi ve böylece de dünya nimetlerini; o yüzden ona bereketli mevsimler ve barış için dua edilirdi. Üstelik insanların refahını da yönetirdi. Ancak Freyja da tanrıçalar arasında en meşhuruydu; cennete
Edebiyat - Destanlar - Efsaneler - Mitolojiler
Viking MitolojisiSnorri Sturluson · Yeditepe Yayınevi · 2018213 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2019 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2019 00:00
"Ölümün ardından her zaman diriliş gelir..." Bu gün, beş aydır beklettiğim, özel baskılı #neilgaiman kitabı olan #iskandinavmitolojisi ile geldim. Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybiryayinevi etkinliğinde hazır @ithakiyayinlari varken daha fazla ertelemek olmazdı. Aynı zamanda @okumacemberiolusturalim etkinliğimizin biten ikinci kitabı olur kendileri. Efendim Nail Gaiman, kalemini tanımadan sevdiğim yazarlardan biri. Stephen King'i de hiç okumadan sevmiştim ki tanıyanlar King aşkımı bilirler. Keza Brandon Sanderson'da aynı şekilde. Gaiman'ı ilk kez okudum ve seveceğime emindim. Fantastik öykülere zaten her zaman okumalarımda yer veririm, üstüne mitoloji de olunca süper oldu. Kitap küçük hikayelerden oluşuyor, bir varmış bir yokmuş değil tabi ki İskandinav Tanrıları var burada. Efsanevi dokuz alemin yaradılışından başlıyor, Tanrıların kanlı savaşına kadar devam ediyor. Olayların geçtiği yerleri, karakterleri o kadar güzel tasvir etmiş ki, izliyormuş hissine kapıldım. Aksaklığa yer vermeyip akıcı da olunca keyfi katlandı doğal olarak. Hikayeler genelde Tanrıların en yücesi bilge Odin, oğlu ve Tanrıların en güçlüsü olan Thor ve Odin'in kan kardeşi Tanrıların en üç kağıtçı olanı Loki etrafında gelişiyor. Ne güce, ne de bilgeliğe sahip olmasına rağmen, her taşın altından çıktığından olsa gerek en çok bahsi geçen karakter Loki. Geri kalanlar, devler, cüceler ve yaratılan fantastik diyarlar... Genel anlamda eğlenceli bir okuma oldu benim için. Duvar ustası , Loki'nin çocukları, Freya'nın sıradışı düğünü, Thor'un çekicinin yapılması ve sonrasında ki kavuşma hikayesi, Loki'nin son günleri ekstra beğendiğim bölümler oldu. Mitolojik öyküleri ya da fantastik okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Başlangıç olarak da eğlenceli olabilir. Keyifli okumalarınız daim olsun...
İskandinav MitolojisiNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20183,591 okunma
Puan vermedi·300 syf.··
2026 12. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 13:45
İskandinavya… Hiç İskandinavya’da bulunma fırsatını buldunuz mu? Hiçbir canlının bulunmadığı, insanın doğa karşısında aciz kaldığı o fiyortlarda dolaştınız mı? Sadece buz çatırtılarının olduğu sessiz ve buz gibi bir gecede buzun ve karın altında şimşekler ile gök gürültülerinin dansına davetsiz misafir oldunuz mu? Eğer cevaplarınız evet ise o halde; zihninizde yankılanan "HAYIR! Olamaz, OLAMAZ!* çığlıklarına rağmen** Thor’a, Buz Devlerine, Freya’ya, Odin’e, özetle tüm İskandinav mitolojisine inanmayı, bir anlık dahi bile olsa, aklınızdan geçirmişsiniz demektir. Çünkü o mistik anlarda aklınıza gelen en mantıklı şey Thor’un Buz Devleri ile olan dövüşü olmuştur ve o an tek düşünebildiğiniz Thor’u kızdırmamak için her şeyin yapılması gerektiğidir. *Kenan Komutana saygılar. Sensiz İstanbul kim bilir ne halde olurdu. **Burada bilim kast edilmiştir. Yoksa bugünün insanlarının daha akıllı olduğu varsayımı, yalnızca bir varsayımdır. Hatta çoğunluğa göre bugünün insanı daha aptaldır. Yalnız buradaki ikilem; bu varsayımda bulunan çoğunluğun bu varsayıma göre aptal olacağıdır ki bu durumda varsayımın kendisi de aptalca olacaktır. O halde sonuç: insanlar insandır. İşte insan zihni dostlarım; huşu anında ne kadar bilgili, ne kadar zeki, ne kadar entelektüel olduğunun önemi kalmaz, en temel dürtülerine geri döner. Çok daha büyük güçlerin oyun tahtasındaki ufacık bir toz olduğunu fark eder veyahut öyle hisseder. Ama aynı zamanda bu önemsizliği de kabullenemez. Kabullenebilmesi için anlamlandırmalıdır. Böylece yine o korktuğu doğaya döner ve oradan mitoloji doğar. Sizin de bildiğiniz gibi bu mitolojilerin en önemlilerden biri buzun, soğuğun, savaşın, kanın ve bilgeliğin mitolojisi olan İskandinav mitolojisidir. Coğrafyası gibi serttir, acımasızdır. Zayıflığa ve zayıflara yer
GestumblindiArda Keskinkılıç · Fihrist Kitap · 202216 okunma