Bi karanlık var,urganın içinden sessiz sedasız geçip giden.Sis gibi,durup bakınca içinde kaybolup,yürümeye başlayınca seninle birlikte yürüyen bi karanlık.Saatli saatsiz gece ya da gündüz farketmeksizin heryerin ve herkesin simsiyah göründüğü bi karanlık .Kelimelerin içinden seçiyorum nefes alınabilicek durakları,karanlıktan kacmak için .Ne vakit bu karanlığa,ya da kaçıncı kez bu karanlığa saplandığımı düşününce iki göz geliyor gözümün önüne,gözümün içini oyan.Sıcak sıcak baktığında keskin ayaz estiriyor,gözlerimi donduruyo.
Kalkar kalmaz kafasını sallamayı nerdeyse adet edinmiş halde uyanıp,yarım yamalak giyinmeye başladı .Kimi vakit çorabını ,kimi vakit atletini,bazende gömleğini giymeden atletinin üstüne ceketini giyip cikmisligindan bildiğim için yarım yamalak giyinmeye başladı diye anlatıyorum .Eski sesinden de eski sessizliğinden de eser kalmamisti .Kaybettiklerini ben sıralasam satırlar almaz şimdi,aslında bazısı onlarca farklı şey kaybeder ama oralı olmaz,bazısı da bi şey kaybeder ,hayatı kaybeder.Herkes kaybettiği yerden başlamaz ,baslayamaz bu hayata.Cakılır,anlıyor musun,iki göze çakılır bazısı ,bazısı iki söze.
Onun karanlığı neydi,kimdi pek kimse bilmez aslında.en son bi çöp bidonun dibinde görmüşler geçende,geçende görmüş gecmeyende ,kendinden geçişini diyorum,görmüşler işte.Tek o görmemis ,kendinden gecireni göremedikce karanliktan baska bi şey görememiş.
Yağmurun altında terlikle yürürken görmüşler. haber ettiler,vardım yanına.Yürüyordu.Eskiden de severdi ya böyle yürümeyi ,ama bu başka türlüsü simdi .Arabasını bi yerlere koyup yada unutup daldırıp gidiyor,bari pabucunu ayağına giy be adam.Yuzume baktı yağmurda,beni gercekten gordumu görmedi mi inanın bilmiyorum.Anahtarları uzattı,gerçi o dakkada onu kim durdursa yine uzatirdi bence.Bi şey de