Meryem Erürün

Meryem Erürün
@odulcismaria_
-memento mori , memento vivere-
[Ermenilerin bir Türk kadınını öldürüp cesedine tecavüz etmelerine ve Türkleri dövüp serbest kalmalarına şahit olan Gaziemir'li Besim:] "İntikam, daima intikam. Bunu hiçbir Türk hatırasından silmemelidir."
Reklam
Kendisinin mizojinik olduğunu biliyoruz ve antik Yunan'da kadının hiçbir söz hakkı olmayıp değersiz görüldüğünü de :) Filozof olması her fikrini doğru yapmaz ve bulunduğu toplumun bazı sığ geleneklerinden sıyrılarak düşünce ürettiği anlamına gelmez.

♛hakan♞kutlu♛

@hakankutluu
·
Kadınlar duymasın :)
Erkek yönetmeye kadından daha çok uygundur.
Sayfa 44 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Felâketler, elemler, mağlûbiyetler milletler üzerinde bir takım etkenlerin vücut bulmasına sebebiyet verir. Bu etkenlerin başlıcası, öyle kara günlerinde sonra milletlerin uyanması vakalarını bulması ve kendi benliğini duymasıdır. Milletleri yükselten bu özelliklere bir etken daha ilâve edelim: İntikam hissi... Milletlerin kalbinde intikam hissi olmalı. Bu alelâde bir intikam değil, hayatına, ikbaline, refahına düşman olanların zararlarını yoketmeye yönelen bir intikamdır. Bütün dünya bilmeli ki, karşımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Düşmana merhamet acizlik ve zaaftır. Bu, insaniyet göstermek değil, insanlık özelliğinin yokoluşunu ilân etmektir. 1923 (Atatürk'ün S.D. II. S. 117)
Türk milleti büyük bir arslandır. Biz hepimiz onun tüyleri arasına sıkışmış ve sığınmış göz ile görülmez küçük varlıklarız. O arslanın büyük hareketleri ve hamleleri ise inkılâp hareketleri ve hamleleridir. Bu arslanı tahrik edebilmek... İşte bizim için iftihar edebilecek rol budur. 1931 (Asım Us, Hatıra Notları, S. 322)
İngiliz ateşemiliterinin sorduğu bir sorunun cevabıdır: Anasının ve babasının asilliğiyle iftihar eden Tedoz, İtalya yarımadasına inmek isteyen Türk Attillâ'ya, barış görüşmesinden önce sormuş: "Siz hangi asîl ailedensiniz?" Attillâ da ona cevap vermiş: "Ben asîl bir milletin evlâdıyım!" İşte benim cevabım da size budur!" (Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk; T. Ve D.K.H., S. 54)