Öncelikle İlk Çağ Anadolu medeniyetlerinin inançları ile ilgili akademik bir eser arayışı içerisindeyseniz bu kitap bu beklentiyi karşılayacak bir eser değil. Bunu söyleyerek başlamak isterim.
Kitabı ilk elime aldığımda benim beklentim bu yönde olduğu için bir hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü gerek yazım dili bakımından, gerekse kitabın bir kaynakça bölümünün olmamasından ötürü bu kitap içi akademik bir kaynak diyemeyeceğim. Bu konularla ilgili kapsamlı bir bilgi almak istiyorsanız bu kitap başlangıç olarak pek uygun değil bana göre. Hali hazırda konuyla ilgili kavramları bilmeden kitabı okuduğunuzda kitabın pek çok kısmı sizin için muğlak kalacaktır.
Yazar cumhuriyetin ilk yıllarında doğmuş ve bu yıllarda büyümüş biri olarak o dönemin kültürel ortamından etkilenerek Anadolu medeniyetlerini diğer medeniyetlerden daha yüce bir konuma koyuyor yer yer bunu abartarak yapıyor. Mesela buna örnek olarak; İlk Çağ'daki diğer medeniyetlerin bilim ile çok yakın olmadığını ve bu medeniyetlerin daha din temelli medeniyetler olduğunu, ancak Anadolu medeniyetlerini tamamen bilim ve felsefe odaklı olduğunu söylemesini gösterebilirim. Ancak bu bana göre abartılı bir yorum, çünkü o çağlarda din yahut mitik öğretiler her medeniyette hayatın ayrılmaz bir parçasıydı.
Bu konularla ilgili hafif edebi bir şeyler okumak istiyorsanız bu kitap hoşunuza gidebilir. Fakat yapılan yorumlar açısından kitabın eleştirilecek çok fazla yönü var. Bana kalırsa, Anadolu medeniyetlerinin mübalağalı bir şekilde anlattığını ve daha subjektif yorumlar yaptığını düşünüyorum.
Yazar hakkında daha azla bilgi almak isterseniz, Ahmet Yesevi Üniversitesi'nin hazırlamış olduğu Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü içerisinde yer alan yazar ile ilgili olan kısmı sizlerle