Gerek edebiyat gerekse sosyoloji ikincil hermenötik çalışmalardır.Yani zaten yorumlanmış olan şeyin yeniden yorumlanışıyla uğraşırlar.Bu sebeple her ikisi de yorumlama perdesinin yırtılmasını sağlayacak saklı dikiş yerlerini aramakla meşgul olmalıdır.Dahası hiçbiri o an yırtmakta oldukları perdelerin arkasına saklanmış diğer perdeleri açığa çıkarmaktan kaçınamaz.