Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 44 dk.
Sayfa Sayısı:
132
Basım Tarihi:
Şubat 2013
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750814310
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

...içinde konuşan Tanrı'yı söze getiren, sessizliktir.
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:25
Kendi atmosferini oluşturabilmiş şairler, başka bir bakış geliştirebilenler değil de, bakışını koruyabilenlerdir belki de... Çünkü her ruhun olağanüstü bir başkalığı var... Bunu biraz kendi ruhuna şahitlik etmiş herkesin onaylayacağını zannediyorum. Şiirin tasarlanabilir bir edebi tür olmadığını, onda teselliden çok mecburiyet olduğunu, sıkıntının ve taşmanın varabildiği bir kanal olduğunu, zihnin doğal akışından kopamayacağını Necatigil şiirinde görebilirsiniz. Bu doğal bakışın saflığında, insanın ruhuna giden müthiş patikalar keşfetmiş... Özellikle bu eserde, kişisel ızdırabı, sosyal bağlama öyle ustalıkla yerleştirmiş ki, bir müddet o evlerde yaşadığınıza, o kederi ve sevinci, maddi kaygıları birlikte taşıdığınıza inanabilirsiniz. O dönemin, bu günlerle benzerlikler göstermesi de üzerinde durulmaya değer konulardan biri. Uçlarda yaşamlar... Çok zengin ve çok fakir... Ama aslında zenginlik maddi güçten ibaret midir? Bilgelik bilgiyle ne kadar ilgiliyse :) "Büyük şair bize kendi zenginliğimizi hissettirir..." diyordu Emerson. Okura bir süreliğine kişisel varlığını unutturan, sadece duyguya dahil eden, o derinliğin içine usulca bırakan, hayretiyle başbaşa bırakan bir eylemdir şiir. Necatigil'de zamanının ötesine geçebilmiş üstadlardan biridir. Ve -bütün nüanslarıyla- Walt Whitman şiirine ne çok benzediğini farkettim, hattâ dönüp Whitman'ın dizelerini şaşkınlıkla okudum :) Esere özgü bir cümle seçilecek olsaydı bu; “Susanlara hiçbir şey sormayınız." cümlesi olurdu. Necatigil'in bu cümleyle olan bağını, kızı Ayşe Sarısayın şöyle anlatıyor; -Sıcaktan bunaldığımız yaz geceleri biraz olsun serinleyebilmek için deniz kenarındaki çay bahçesine veya yazlık sinemaya giderdik. Bazı filmlerde ağlayışlarını anımsıyorum babamın, ya da komik filme kendini kaptırıp çocuklaşarak
Şiir
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,626 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2024 103. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 11:12
Şair, öğretmen ve çevirmen olan Behçet Necatigil, Eski Sokak'ta yer alan şiirlerinde kentleşme, modernleşme, sanayileşme gibi konularını ele alır. Birey üzerindeki olumsuz sonuçları yansıtır. Toplum hayatını, sorunlarını şiirlerinin arka planında anlatır. Dizelerinde büyük şehir yaşantısının ve baskısının bireyi içine hapseden görüntülerini gözler önüne serer. İlk defa okuduğum bir şair olan Necatigil'in, özgün ve kendine has bir üslubu var. Onu başka şairlere benzetemedim. Fırsat verilip en azından bir şiirini herkes okumalı diye düşünüyorum.
Edebiyat
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,626 okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2021 327. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2021 14:49
Muhteşem bir kitap. Behçet Necatigil harika bir yazar. Daha önce okumamış olan varsa mutlaka bu kitap ile başlamalı. Şiirleri ve cümle mühendisliği oldukça etkileyiciydi.
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,626 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2019 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2019 18:21
1917-1979 yılları arasında yaşamış ve ülkenin zor dönemlerine tanıklık etmiş bir şair Behçet Necatigil. Kitabında da dönemin zorluklarını yansıttığı şiirlerini görmek mümkün. Ayrıca geçim sıkıntısı, hayat mücadelesi, aile, aşk gibi konuları da işlemiş şiirlerine.. Şiirlerinde geçmişe özlemini yoğun hissettiğim şairin 2000li yıllara tanık olmamasından dolayı mutluyum açıkçası!.. Çok değerli ve ince dokunuşları olan bir kalem. Tavsiyemdir efendim. Keyifli okumalar
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,626 okunma
10/10
·132 syf.·
2021 34. kitabı
Oku... Dön bir daha oku... bir daha... Necatigil şiirleri bu... Hiç matlaşmayan, okudukça Işıl Işıl parlayan dizeler, okudukça kanatlanan yüreğiniz... Bir daha... Bir şiir daha... Behçet Necatigil bu okuduğunuz şair... Dilimizin kocaman şairi…
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,626 okunma
5/10
·132 syf.··
2023 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2023 20:08
Üniversite sınavına çalışırken sorularda hep “evler şairi” olarak karşıma çıkardı. Bu sorular dışında alıp rahat rahat okuyabilmek güzel hissettirse de birkaç tanesi hariç şiirlerinden pek tat alamadım. Daha doğrusu şiir okuyormuş gibi hissedemedim bile. Bana hitap etmedi maalesef.
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,626 okunma
"ESKİ SOKAK" Behçet Necatigil
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2023 17:25
Kitabın Adı: Eski Sokak Kitabın Yazarı: Behçet Necatigil Tür: Şiir Behçet Necatigil'in Sevgilerde şiir kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. Türk şair, öğretmen ve çevirmen olan modern Türk şiirinin önde gelen şairlerinden biri olan Behçet Necatigil, ESKİ SOKAK kitabının şiirlerinde: Kentleşme, sanayileşme, modernleşme, uygarlık konularını ele alan ve bunların birey üzerindeki olumsuz sonuçlarını yansıtan Behçet Necatigil, yaşadığı sosyal ortamın etkilerini gözler önüne serer. Yakın mesafede toplum hayatını, sorunlarını ele alırken şiirlerinin arka planına bölünmüş, ilişkilerde dağılmış bireyi yerleştirir. Genelden özele varan bir dizelerde büyük şehir yaşantısının ve baskısının bireyi içine hapseden görüntülerini açıklar.
Şiir
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,626 okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2018 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2018 19:04
Hüznün kol gezdiği şiirlerden bir demet içeren bu eser, şairin çocukluk anılarını, sorgulamalarını, özlemlerini anlattığı dizelerle dolu. Okurken insanın içini ısıtan, acıtan, yüreğinde garip bir burukluk bırakan şiirler, özlemlerin depreşmesine sebep oluyor... Üstadın şiirlerin de hüzün ve özlem özellikle yaşanan ve yuva diye tabir ettiğimiz evler üzerine daha yoğun... Hasretini bu kadar duygu dolu, açık yazabilen şaire hayran kalmamak mümkün değil.... Bu bölümü yaptığım araştırma esnasında denk geldim ve hoşuma gittiği için paylaşmak istedim :) Behçet Necatigil, Şiirde anlam üstüne bir konuşmasında şunları söyler: "Şiirde manaya varmak, belki gizli ama mutlak mevcut ipuçlarını bulmaya bakar. Şair manadan ne kadar kaçarsa kaçsın veya ne kadar kendine saklamak isterse istesin, zaman zaman, kendisine o şiiri yazdıran sebepleri, şiirin yakınlı uzaklı kelimelerinde, belki kendi de farkında olmadan ele verecektir. Şiirine göre; bir başlık, bir motif; teslim oluş veya isyanı, ümit veya ümitsizliği çeşitli yollardan değişik şekilde ifadeye yarar. Birbirine yakın manada isimler, sıfatlar, bir ima, bir hatırlatış; bir şiirin okuyucuya ne demek istediğini bulmamıza yeter birer ipucudur."! Kaynak: dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/12/845/10703.pdf'den Derin duygular ve hüzünle sarmalanmış eseri tüm şiir sevenlere tavsiye ederim...
Edebiyat
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,626 okunma
10/10
·132 syf.·
Beğendi
·
2017 15. kitabı
İnceleme yazmaya mesafeliydim ama bu kitaba yazmadan duramazdım. Hocam o kadar çok övdü ki Necatigil'i bir hevesle aldım hemen bu kitabı. Şiirler ne naifti öyle. Hal eklerini anlattığı Evin Halleri şiirini alıp okut herkes öğrenir ismin hal eklerini. Evler şairi deniliyor Behçet Necatigil'e. Epey evli şiiri var okuyup görünce anlaşılıyor neden böyle denildiği. Necatigil Meddah İsmet adlı şiirinde adının Beşiktaş'ta bir sokağa verilmesini istediğini belirtiyor ve ölümünün ardından Beşiktaş'ta bir sokağa adı veriliyor.(Beni en çok etkileyen kısım kesinlikle burası oldu.) Kitabın sonunda şairin hayatı ve edebi kişiliği özetleniyor. Bu seçkileri çok beğendim umarım sayıları daha da artar.
Şiir
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,626 okunma
5/10
·125 syf.··
2023 6. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2023 00:40
Behçet Necatigil, hatırladığım ünvanıyla 'Evler Şairi' bu eseriyle neden bu ünvanı aldığını bana açıkça göstermiş oldu. Yani ev üzerine ne kadar şiir yazılır deseler bu kadar demezdim sanırım.    Kitap hakkında ne hissettiğime gelirsem pek olumlu değilim. Genelde şiir kitaplarını yavaş yavaş okuyup tadını çıkarmak isterim ama bu kitabı okumaktan sıkıldığım için yavaş okudum. Kitabın genelinde beni etkileyen bir şiiri geçtim satırı bile bulmak zor oldu. Yani sürekli soru işareti ile biten şiir sonları yüzümde anlamsız ifadeler bıraktı. ' Ne alaka ya ' veya ' hiçbir şey anlamadım' diyip durdum. Şiir kitapları ile alakalı pek az olumsuz konuşurum ama bu kitap bana olumlu hiçbir şey vermedi. Bu benim eksikliğim mi bilmiyorum ama netice olarak benim hislerim bunlar.     Kitap hakkında bilgi vermek istiyorum ancak ne yazabilirim bilmiyorum ama adından da anlaşılacağı üzerine sokak, ev, mahalle ve benim anlayamadığım konular üzerinden ilerliyor. Kafiyeden  çok kendi tarzında serbest çalışmış. Bu sebeple bana göre  şiir konusunu ön plana çıkarması gerekiyordu  okuyucuyu etkilemek için ama ne konu bakımından ne kafiye bakımından geçerli bir eser olmamış diye düşünerek kitabın sonuna geldim. Ancak sanki  bu düşüncelerime cevaben kitap sonunda  4 buçuk sayfalık  Behçet Necatigil'i anlatan bir yazı yazılmış. Bu yazıyı okuduktan sonra kitap hakkında olumlu olmasam da olumsuz düşüncelerimi de bıraktım. Nötrleştim diyebilirim. Okuyacak olanlara   Keyifli okumalar..
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,626 okunma

Yazar Hakkında

Behçet NecatigilYazar · 50 kitap
Behçet Necatigil, 16 Nisan 1916'da İstanbul'un Fatih semtinde, Atik Ali Paşa'da doğdu. Kastamonu'lu olan babası Mehmet Necati Gönül, dersiam vaizdi. Uzun yıllar İstanbul'da, Beyoğlu ilçesinde müftülük yaptıktan sonra Sarıyer müftülüğünden emekli oldu. Annesi Fatma Bedriye Hanım, Geyve'li müderris hafız İbrahim Hakkı Efendi'nin kızıydı. Sanatkâr ruhlu, duyarlı bir hanım olan annesi Fatma Bedriye Hanım (1896-1918), "mide humması" olarak tanımlanan hastalığının nekahat dönemindeyken, yaşadıkları konak, büyük Fatih yangınında yandı ve Bedriye Hanım yangından son anda kurtarılabildi. Geçirdiği hastalık nedeniyle çok zayıf düşen bünyesi, bu yangının şokunu atlatamadı ve Necatigil, iki yaşındayken annesini kaybetti. Bir süre Karagümrük'te oturan anneannesi ile birlikte yaşadı. Bir yıl sonra babası, Beşiktaş'ta bir saray memurunun kızı olan Saime Hanım'la evlenince, Necatigil için anneannesinin evi ile babasının evi arasında geçecek bir dönem başladı. Babası Necati Efendi'nin ikinci evliliğinden iki kızı oldu (Sabahat, 1921 ve Fahamet, 1923). Behçet Necatigil ilkokula başlayacağı yıl, anneannesinin de hastalanması üzerine, Karagümrük'ten Beşiktaş'a, babasının yanına geri döndü ve 1923'de Beşiktaş Cevri Usta Okulu'na başladı. Babasının Singer Dikiş Makineleri firmasında müfettiş olarak işe başlaması ve ailesiyle birlikte Kastamonu'ya taşınmasıyla, Necatigil ilkokul son sınıfı Kastamonu Muallim Tatbikat Mektebi'nde okudu ve 1927'de mezun olarak Kastamonu Lisesi'nde ortaöğrenimine başladı. Ancak, yıllar önce yetersiz beslenme ve bakımsızlık nedeniyle başlamış olan hastalığı "adenit tüberküloz" yüzünden öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Aile yeniden İstanbul'a taşındı. İstanbul'da ameliyatlar ve elektrik tedavileriyle geçen uzunca bir süreden sonra öğrenimine 1931 yılında Kabataş Lisesi'nde, orta ikinci sınıftan yeniden başladı ve 1936'da okulun edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu. Edebiyata ilgisi, Kastamonu'da, ortaokul yıllarında başladı. İyi bir raslantı sonucu edebiyat öğretmeni olan şair Zeki Ömer Defne, onu hep destekledi ve yazması için teşvik etti. O yıllardan kalan bir kompozisyon defterinde Zeki Ömer Bey'in 23.1.1930 tarihli şu cümleleri var: "Yarının iyi bir kalemine sahipsin. Boş durma, oku!" Necatigil ortaokul yıllarında bir de dergi çıkarmaya başladı. Kendi ifadesiyle "17 ekim 1927'den itibaren eskilerin eser-î cedid dedikleri kağıtları "El-Marifet" matbaası adını verdiği hususi matbaasında(yani kendi el yazısıyla) doldurarak hazırladığı Küçük Muharrir adındaki bu dergi, 14. sayısı ile birlikte birinci cildini kapamış ve iki yıllık bir tatilden sonra 20 haziran 1932'den itibaren ikinci cildine başlayarak 12 sayı daha çıkmış". Bugüne kadar saklanmış olan bu dergilerin okuyucuları arkadaşları ve akrabalarıydı. Aynı yıllarda, Akşam gazetesinin haftalık Çocuk Dünyası sayfasına Küçük Muharrir imzasıyla şiirler,fıkralar, hikâyecikler yazmaya başladı. 1931-1933 yılları arasında sürdürdüğü bu çalışmalarının karşılığında, yıllar sonra yaptığı bir röportajda dediğine göre, dergi yönetiminden telif ücreti de aldı ya çikolata, ya da bonbon olarak! Necatigil Kabataş Lisesi'ni bitirdikten sonra öğrenimine Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde devam etti. Bu arada Alman Filolojisi'ndeki bazı derslere konuk öğrenci olarak katıldı ve ilk ders yılı sonunda "Deutscher Akademischer Austauschdienst" kuruluşunun davetlisi olarak bursla Berlin'e gönderildi; dört ay Almanya'da kalarak Berlin Üniversitesi'nin dil kurslarına devam etti Yüksek öğrenimini 1940 yılında tamamlayarak okuldan birincilikle mezun oldu. Aynı yıl Kars Lisesi'ne edebiyat öğretmeni olarak atandı. İklim koşullarına uyum sağlamakta güçlük çekip hastalanması üzerine 1941 yılında Zonguldak Çelikel Lisesi'ne, 1943 Mart ayında da İstanbul'a, Pertevniyal Lisesi'ne tayin edildi. İki ay sonra, yaz dönemine girince yedek subaylık için başvurarak Ankara'ya gitti. Temel eğitim sonrası askerlik görevini İzmir'de levazım subayı olarak yaptı (Ekim 1943- Kasım 1945) ve terhis olmasının ardından İstanbul'a, on beş yıl süreyle çalışacağı Kabataş Lisesi'ne tayin edildi (Aralık 1945). İlk şiir kitabı "Kapalı Çarşı" da aynı yıl yayımlandı. Yine aynı yıl, İstanbul Üniversitesi Alman Filolojisi'ne kaydını yaptırarak iki yıl süreyle, öğretmenliği ve öğrenciliği birlikte sürdürdü. İki yıl sonra, lisedeki ders saatleri arttığı için, modern Almanca sertifikası alarak Alman Filolojisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Zonguldak'tan İstanbul'a döndükten bir süre sonra, 1948 yılında Edebiyat Fakültesi öğrencisi olan ve o dönemde Sarıyer Ortaokulu'nda stajyer öğretmen olarak çalışan Huriye Korkut ile tanıştı. Ağustos 1949'da Necatigil'in ailesinin yaşadığı Beşiktaş, Valideçeşmesi, Dibekçi Kamil Sokağı (şimdi Enis Akaygen Sokağı), 22 numaralı evde, aile arasında kıyılan bir nikahla evlenerek yine Valideçeşmesi, Setüstü Sokak, 22 numaralı kiralık eve taşındılar. 1951 yılında ilk kızları Selma dünyaya geldi. 1955 yılında, Beşiktaş Camgöz Sokağı'ndaki 22 numaralı ahşap evi satın alarak oraya taşındılar. 1957 yılında küçük kızları Ayşe doğdu. 1964 yılında yine Beşiktaş'ta, Nüzhetiye Caddesi üzerindeki Deniz Apartmanı'nın bir dairesini satın alarak oraya taşındılar. Necatigil, ölümüne dek bu apartmanın 23 numaralı dairesinde yaşadı. Necatigil, 1960 yılında Çapa Eğitim Enstitüsü'ne tayin edildi ve 1972 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Emeklilik dönemini, evinde yoğun bir biçimde çalışarak geçirdi. 1979 yılının Kasım ayında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne yatırıldı. Kısa bir tedavi döneminin ardından, 13 Aralık 1979 tarihinde aramızdan ayrıldı. İstanbul'da Zincirlikuyu mezarlığında yatıyor. Ölümünden sonra ailesi tarafından konulan Necatigil Şiir Ödülü, 1980'den beri verilmektedir. 1960 yılında yayımlanan Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü'nde, şiir serüvenini şöyle özetlemiş: "İlk şiiri lisede öğrenciyken, Varlık dergisinde çıkmıştı (Ekim 1935). Şiirde kırk yılını, doğumundan ölümüne, orta halli bir vatandaşın, birey olarak başından geçecek durumları hatırlatmaya; ev-aile-yakın çevre üçgeninde, gerçek ve hayal yaşantılarını iletmeye, duyurmaya harcadı. Arada biçim yenileştirmelerinden ötürü yadırgandığı da oldu, ama genellikle, eleştirmenler, onun için, tutarlı ve özel bir dünyası olan bir şair dediler." Necatigil'in "Eski Sokak" şiirine konu olan Camgöz Sokağı'nın adı artık "Behçet Necatigil Sokağı". Ölümünün ardından, 1987 yılında yakın arkadaşlarının çabaları ve basının da desteğiyle, yaklaşık on yıl yaşadığı sokağın adı Belediye tarafından "Behçet Necatigil Sokağı" olarak değiştirildi. Şehr-i İstanbul Derneği de sanatçıların evlerini belgelemek amacıyla yaptığı çalışma kapsamında, 19 Mart 2005 günü düzenlenen bir törenle Behçet Necatigil'in 1964 yılından 1979 yılında ölümüne dek yaşadığı Deniz Apartmanı'nın girişine bir plaket koydu.