Tahmini Okuma Süresi:
19 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
692
Basım Tarihi:
Şubat 2019
İlk Yayın Tarihi:
Ekim 2010
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750803925
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Şiirler - Behçet Necatigil /Gün bitiyor, kendinden bile bıkıyorsun.
9/10
·692 syf.··
2023 12. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 21:44
Uzun süren kitapların ayrı ayrı hikayeleri vardır: Kimi çok sıkıcıdır, bir türlü bitiremezsin. Kimi çok hacimlidir, oku oku sonunu göremezsin.
Şiir
ŞiirlerBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2019888 okunma
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2017 125. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2017 00:00
Bu eser, Ali Tanyeri ve Hilmi Yavuz'un notlarıyla yayınlanmış. Kitaplarına girmemiş şiirlerini de bu eserde toplamışlar. Behçet Necatigil; hem doğuyu hem batıyı; klasik edebiyatı,çağdaş yeni edebiyatı,bireyi,bireyi kuşatan dünyayı,aşkları,bunalımları,yalnızlıkları,ölümü şiirlerinde etkili bir biçimde işlemiş ve kendine özgü bir şiir anlayışı ortaya koymuş. Eski ve yeni kelimeleri birlikte şiirlerine ustaca yerleştirmiş. Tutarlı ve özel bir dünyası var. Şiirlerinde; ev-aile-yakın çevre üçgenini sıklıkla anlatmış.Gerçek ve Hayal yaşantılarını, anlatmaya ve duyurmaya çalışmış. Akşam şairi Ahmet Haşim gibi Behçet Necatigil de akşam ve geceden sıkça bahsetmiş şiirlerinde. Şiir sevenlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum..
Şiir
ŞiirlerBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2019888 okunma
10/10
·517 syf.·
2019 15. kitabı
Şairin hayatı: Behçet Necatigil, Cumhuriyet Dönemi' nin en önemli şairlerindendir. 13 Aralık 1979 yılında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle vefat etmiştir.  * Bedri Tezgit, İzzet Geyve, Küçük
Şiir
ŞiirlerBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2019888 okunma
10/10
·692 syf.··
Beğendi
·
2023 130. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2023 23:53
O kadar güzel bir şiir kitabı okudum ki 692 sayfa su gibi aktı çok güzeldi kitap çok beğendim Behçet Necatigil’in kalemini çok sevdim muhteşem şiirler okudum okumak isteyenlere tavsiye ederim. Konusu: Behçet Necatigil: Şiirde “hikmet burcu”nun seçkin sakini: Şiirimizin, en köklü gelenek tadıyla en köktenci yenilik çabasını şiirinde buluşturmuş, altın oranı bulmuş şairi… Necatigil’in Türk şiirinin serüveni içindeki kendine özgü yeri gün geçtikçe daha da belirgin, vazgeçilmez, çekici bir anlam kazanıyor: Hem Doğu’yu hem Batı’yı, hem klasikliği hem çağcıllığı, hem bireyi hem de bireyi kuşatan dünyayı, tarihi sindirmiş, özümsemiş bir yapıt. Bütün Yapıtları’nın bu cildi, Necatigil’in kitaplaşmış (Kapalı Çarşı, Çevre, Evler, Eski Toprak, Arada, Dar Çağ, Yaz Dönemi, Divançe, İki Başına Yürümek, En/Cam, Zebra, Kareler Aklar, Beyler, Söyleriz) ve kitaplarına girmemiş bütün şiirlerini bir araya getiriyor. Ali Tanyeri ve Hilmi Yavuz’un, her şiir için ince ince düşülmüş notlarıyla.
ŞiirlerBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2019888 okunma
Ne kadar zorlasam da bitiremedim.. Behçet Necatigil şiirlerinde sosyolojik bir hava var ama şiir lezzeti yok kanımca. Tabi şiir bu, okuyanında mana, tat kazanır. Çok beğendiğim şiirler olduğunu da eklemeden geçemem.. • Kapalı kaynar tencerem bilinmez, Et mi pişer, dert mi pişer. Ümitlerim, ne var ne yok, bitti; Nöbete geçti korkular. Üstüme çevrilen aydınlıklar içinden, Gece - - beni kurtar! • Şairler yazmadan önce Kimse ölümü sevmezdi..
ŞiirlerBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2019888 okunma
7/10
·517 syf.··
2017 88. kitabı
Bazı kitapları okuduktan sonra yaşadığın dünyayı aynı gözle göremiyorsun. Akşamüstleri biraz daha sepia efektine bürünmüş oluyor. Behçet Necatigil'in şiirleri biraz böyle. Memleket üzerine, gündelik yaşam üzerine, umut ve sevgi üzerine yazılmış samimi şiirler var. İçerlek, Camgöz, Sevda Peşinde.. Dili oldukça sadece ve anlaşılır. Vapurda simitle kahvaltı yapmak gibi. Hepinize afiyet olsun.
Şiir
ŞiirlerBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2019888 okunma
8/10
·692 syf.··
2024 70. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2024 03:25
Genel olarak şiirlerini beğendim ama arada çok fazla günlük olaylar ya da gözlem tarzında konusuz/duygusuz şekilde anlatımlar yaptığı için biraz düz yazıya kaçmış gibime geldi. Bazı şiirlerini de şiir kategorisine koymuş olmaları doğru gelmedi. Bazılarınıysa benim anlayamadığımı düşünüyorum, daha fazla edebiyat okumuş biri bu kitabı daha iyi anlayacaktır. Yine de okuması keyifliydi.
ŞiirlerBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2019888 okunma
7/10
·692 syf.··
2025 109. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 19:10
"Evler Şairi " olarak da tanınıyor şair. Edebiyat öğretmeni olarak da şiir atmosferinde nefes alan biri. Duygusal ve incelikli şiirleri var beğenip işaretlediklerim. Ayrıca "kaside, gazel" de yazıyor, Arapça, Farsça ve Osmanlıca'ya hakim, Almancası iyi, birikimli bir şair. Ancak şiir tarzı/biçemi garip, gerçekten garip. Belki de kendi iç dünyası gibi; bir yönü nahif, bir yönü keskin ve kırılgan. Kırık dökük, adeta dağınık bir odayı andırıyor şiirleri. Fazlaca çocukça; bazen saçma sapan denilebilecek bir düzeyde, ama oyle degil elbette. Cümlelerin ögelerini düşürerek yazdığı şiirler var, okuyucu zihninde tamamlıyor onları. Edebiyat çevreleri de yadırgamışlar biçemini , o yine de tarzından ödün vermemiş. Her şair, bir kültürel değer ve ögedir. Saygıyı hak eder.
ŞiirlerBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2019888 okunma
Puan vermedi·692 syf.·
2025 139. kitabı
Modern Türk şiirinin önde gelen şairlerindendir. Herhangi bir edebî akıma katılmamış; bağımsız bir şair ve fikir adamıdır. Şiir dışında, tiyatrodan mitolojiye, sözlük biliminden roman çevirilerine ve radyo oyunlarına kadar edebiyat alanında birçok eser vermiştir. Behçet NecatigilBehçet Necatigil Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü'nde kendisi için şunları yazmıştı: “Şiirde kırk yılını, doğumundan ölümüne, orta halli bir vatandaşın; birey olarak başından geçecek durumları hatırlatmaya; ev-aile-yakın çevre üçgeninde, gerçek ve hayal yaşantılarını iletmeye, duyurmaya harcadı. Şair, ilk şiirlerinde müzikal bir öğe olarak kafiyeye özel bir önem vermiş, son şiirlerinde ise kafiye kaygısı gözetmemiştir. Necatigil, şiirinde yalın bir konuşma dili kullanmıştır. O, yoğunlaştırılmış anlam katmanlarını az sözle ifade etmeye çalışan tasarruflu bir dile sahiptir Evler şairi olarak da bilinen; edebiyat öğretmeni, şair, fikir adamı Behçet NecatigilBehçet Necatigil 'dir ."Şiirde "hikmet burcu"nun seçkin sakini: Şiirimizin, en köklü gelenek tadıyla en köktenci yenilik çabasını şiirinde buluşturmuş, altın oranı bulmuş şairi... Necatigil'in Türk şiirinin serüveni içindeki kendine özgü yeri gün geçtikçe daha da belirgin, vazgeçilmez, çekici bir anlam kazanıyor: Hem Doğu'yu hem Batı'yı, hem klasikliği hem çağcıllığı, hem bireyi hem de bireyi kuşatan dünyayı, tarihi sindirmiş, özümsemiş bir yapıt. "Ben senin yolunda Yaya kaldım, yoruldum." ŞiirlerŞiirler Uzun bır yolculuğun sonuna geldık şiirle şiirce kalın
Edebiyat Şiir
ŞiirlerBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2019888 okunma
Puan vermedi·692 syf.··
2025 11. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 09:31
Bu eser, Ali Tanyeri ve Hilmi Yavuz'un notlarıyla yayınlanmış. Kitaplarına girmemiş şiirlerini de bu eserde toplamışlar. Behçet Necatigil; hem doğuyu hem batıyı; klasik edebiyatı,çağdaş yeni edebiyatı,bireyi,bireyi kuşatan dünyayı,aşkları,bunalımları,yalnızlıkları,ölümü şiirlerinde etkili bir biçimde işlemiş ve kendine özgü bir şiir anlayışı ortaya koymuş. Eski ve yeni kelimeleri birlikte şiirlerine ustaca yerleştirmiş. Tutarlı ve özel bir dünyası var. Şiirlerinde; ev-aile-yakın çevre üçgenini sıklıkla anlatmış.Gerçek ve Hayal yaşantılarını, anlatmaya ve duyurmaya çalışmış. Akşam şairi Ahmet Haşim gibi Behçet Necatigil de akşam ve geceden sıkça bahsetmiş şiirlerinde. Şiir sevenlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum..
ŞiirlerBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2019888 okunma

Yazar Hakkında

Behçet NecatigilYazar · 50 kitap
Behçet Necatigil, 16 Nisan 1916'da İstanbul'un Fatih semtinde, Atik Ali Paşa'da doğdu. Kastamonu'lu olan babası Mehmet Necati Gönül, dersiam vaizdi. Uzun yıllar İstanbul'da, Beyoğlu ilçesinde müftülük yaptıktan sonra Sarıyer müftülüğünden emekli oldu. Annesi Fatma Bedriye Hanım, Geyve'li müderris hafız İbrahim Hakkı Efendi'nin kızıydı. Sanatkâr ruhlu, duyarlı bir hanım olan annesi Fatma Bedriye Hanım (1896-1918), "mide humması" olarak tanımlanan hastalığının nekahat dönemindeyken, yaşadıkları konak, büyük Fatih yangınında yandı ve Bedriye Hanım yangından son anda kurtarılabildi. Geçirdiği hastalık nedeniyle çok zayıf düşen bünyesi, bu yangının şokunu atlatamadı ve Necatigil, iki yaşındayken annesini kaybetti. Bir süre Karagümrük'te oturan anneannesi ile birlikte yaşadı. Bir yıl sonra babası, Beşiktaş'ta bir saray memurunun kızı olan Saime Hanım'la evlenince, Necatigil için anneannesinin evi ile babasının evi arasında geçecek bir dönem başladı. Babası Necati Efendi'nin ikinci evliliğinden iki kızı oldu (Sabahat, 1921 ve Fahamet, 1923). Behçet Necatigil ilkokula başlayacağı yıl, anneannesinin de hastalanması üzerine, Karagümrük'ten Beşiktaş'a, babasının yanına geri döndü ve 1923'de Beşiktaş Cevri Usta Okulu'na başladı. Babasının Singer Dikiş Makineleri firmasında müfettiş olarak işe başlaması ve ailesiyle birlikte Kastamonu'ya taşınmasıyla, Necatigil ilkokul son sınıfı Kastamonu Muallim Tatbikat Mektebi'nde okudu ve 1927'de mezun olarak Kastamonu Lisesi'nde ortaöğrenimine başladı. Ancak, yıllar önce yetersiz beslenme ve bakımsızlık nedeniyle başlamış olan hastalığı "adenit tüberküloz" yüzünden öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Aile yeniden İstanbul'a taşındı. İstanbul'da ameliyatlar ve elektrik tedavileriyle geçen uzunca bir süreden sonra öğrenimine 1931 yılında Kabataş Lisesi'nde, orta ikinci sınıftan yeniden başladı ve 1936'da okulun edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu. Edebiyata ilgisi, Kastamonu'da, ortaokul yıllarında başladı. İyi bir raslantı sonucu edebiyat öğretmeni olan şair Zeki Ömer Defne, onu hep destekledi ve yazması için teşvik etti. O yıllardan kalan bir kompozisyon defterinde Zeki Ömer Bey'in 23.1.1930 tarihli şu cümleleri var: "Yarının iyi bir kalemine sahipsin. Boş durma, oku!" Necatigil ortaokul yıllarında bir de dergi çıkarmaya başladı. Kendi ifadesiyle "17 ekim 1927'den itibaren eskilerin eser-î cedid dedikleri kağıtları "El-Marifet" matbaası adını verdiği hususi matbaasında(yani kendi el yazısıyla) doldurarak hazırladığı Küçük Muharrir adındaki bu dergi, 14. sayısı ile birlikte birinci cildini kapamış ve iki yıllık bir tatilden sonra 20 haziran 1932'den itibaren ikinci cildine başlayarak 12 sayı daha çıkmış". Bugüne kadar saklanmış olan bu dergilerin okuyucuları arkadaşları ve akrabalarıydı. Aynı yıllarda, Akşam gazetesinin haftalık Çocuk Dünyası sayfasına Küçük Muharrir imzasıyla şiirler,fıkralar, hikâyecikler yazmaya başladı. 1931-1933 yılları arasında sürdürdüğü bu çalışmalarının karşılığında, yıllar sonra yaptığı bir röportajda dediğine göre, dergi yönetiminden telif ücreti de aldı ya çikolata, ya da bonbon olarak! Necatigil Kabataş Lisesi'ni bitirdikten sonra öğrenimine Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde devam etti. Bu arada Alman Filolojisi'ndeki bazı derslere konuk öğrenci olarak katıldı ve ilk ders yılı sonunda "Deutscher Akademischer Austauschdienst" kuruluşunun davetlisi olarak bursla Berlin'e gönderildi; dört ay Almanya'da kalarak Berlin Üniversitesi'nin dil kurslarına devam etti Yüksek öğrenimini 1940 yılında tamamlayarak okuldan birincilikle mezun oldu. Aynı yıl Kars Lisesi'ne edebiyat öğretmeni olarak atandı. İklim koşullarına uyum sağlamakta güçlük çekip hastalanması üzerine 1941 yılında Zonguldak Çelikel Lisesi'ne, 1943 Mart ayında da İstanbul'a, Pertevniyal Lisesi'ne tayin edildi. İki ay sonra, yaz dönemine girince yedek subaylık için başvurarak Ankara'ya gitti. Temel eğitim sonrası askerlik görevini İzmir'de levazım subayı olarak yaptı (Ekim 1943- Kasım 1945) ve terhis olmasının ardından İstanbul'a, on beş yıl süreyle çalışacağı Kabataş Lisesi'ne tayin edildi (Aralık 1945). İlk şiir kitabı "Kapalı Çarşı" da aynı yıl yayımlandı. Yine aynı yıl, İstanbul Üniversitesi Alman Filolojisi'ne kaydını yaptırarak iki yıl süreyle, öğretmenliği ve öğrenciliği birlikte sürdürdü. İki yıl sonra, lisedeki ders saatleri arttığı için, modern Almanca sertifikası alarak Alman Filolojisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Zonguldak'tan İstanbul'a döndükten bir süre sonra, 1948 yılında Edebiyat Fakültesi öğrencisi olan ve o dönemde Sarıyer Ortaokulu'nda stajyer öğretmen olarak çalışan Huriye Korkut ile tanıştı. Ağustos 1949'da Necatigil'in ailesinin yaşadığı Beşiktaş, Valideçeşmesi, Dibekçi Kamil Sokağı (şimdi Enis Akaygen Sokağı), 22 numaralı evde, aile arasında kıyılan bir nikahla evlenerek yine Valideçeşmesi, Setüstü Sokak, 22 numaralı kiralık eve taşındılar. 1951 yılında ilk kızları Selma dünyaya geldi. 1955 yılında, Beşiktaş Camgöz Sokağı'ndaki 22 numaralı ahşap evi satın alarak oraya taşındılar. 1957 yılında küçük kızları Ayşe doğdu. 1964 yılında yine Beşiktaş'ta, Nüzhetiye Caddesi üzerindeki Deniz Apartmanı'nın bir dairesini satın alarak oraya taşındılar. Necatigil, ölümüne dek bu apartmanın 23 numaralı dairesinde yaşadı. Necatigil, 1960 yılında Çapa Eğitim Enstitüsü'ne tayin edildi ve 1972 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Emeklilik dönemini, evinde yoğun bir biçimde çalışarak geçirdi. 1979 yılının Kasım ayında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne yatırıldı. Kısa bir tedavi döneminin ardından, 13 Aralık 1979 tarihinde aramızdan ayrıldı. İstanbul'da Zincirlikuyu mezarlığında yatıyor. Ölümünden sonra ailesi tarafından konulan Necatigil Şiir Ödülü, 1980'den beri verilmektedir. 1960 yılında yayımlanan Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü'nde, şiir serüvenini şöyle özetlemiş: "İlk şiiri lisede öğrenciyken, Varlık dergisinde çıkmıştı (Ekim 1935). Şiirde kırk yılını, doğumundan ölümüne, orta halli bir vatandaşın, birey olarak başından geçecek durumları hatırlatmaya; ev-aile-yakın çevre üçgeninde, gerçek ve hayal yaşantılarını iletmeye, duyurmaya harcadı. Arada biçim yenileştirmelerinden ötürü yadırgandığı da oldu, ama genellikle, eleştirmenler, onun için, tutarlı ve özel bir dünyası olan bir şair dediler." Necatigil'in "Eski Sokak" şiirine konu olan Camgöz Sokağı'nın adı artık "Behçet Necatigil Sokağı". Ölümünün ardından, 1987 yılında yakın arkadaşlarının çabaları ve basının da desteğiyle, yaklaşık on yıl yaşadığı sokağın adı Belediye tarafından "Behçet Necatigil Sokağı" olarak değiştirildi. Şehr-i İstanbul Derneği de sanatçıların evlerini belgelemek amacıyla yaptığı çalışma kapsamında, 19 Mart 2005 günü düzenlenen bir törenle Behçet Necatigil'in 1964 yılından 1979 yılında ölümüne dek yaşadığı Deniz Apartmanı'nın girişine bir plaket koydu.