Spoiler içerebilir!
8/10
·180 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 23:50
2. kitapta, 1. kitaba göre olaylara daha derin bir giriş yapılmış. Evet, tabii ki de bu doğal ama huzursuz hissetmemiz için illa 1. kitabın sonunu beklememize gerek yoktu, 2. kitapta daha karanlık bir ton oluşturulabilirdi. Bunun dışında, 1. kitaba göre 2. kitapta Arın'a biraz daha gri katman eklenmiş, bu iyi ama diğer karakterler hâlâ siyah-beyaz gibi. Muhtemelen Melina'nın ne kadar aşağılandığını göstermek için böyle yapılmış ama her karakterin tavrı aynı geliyor. Melina'nın geçmişi yüzünden pek iyi bir ruh halinde olmadığı yavaş yavaş hissettiriliyor, bu da güzel. Ayrıca Pelin, Elsa, İrem ve Sude'den gerçekten nefret ettim; özellikle de Elsa'nın Arın'la Toprak arasında gidip gelmesinden, Arın'ı unutmak için Toprak'ı kullanmasından ve bunu manipülasyonla masumlaştırmasından iğrendim. Bu arada Toprak çok tatlı, kesinlikle green flag ama umarım bundan sonra Elsa'ya karşı daha dikkatli olur. (Canavar kelimesi de ÖFA travmamı tetikledi. )
Kozmos 2Büşra Yılmaz · Epsilon Yayınevi · 2025121 okunma
10/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2025 17:50
Herkese merhabaa! Yıllardır beklediğim kitaba sonunda kavuştum… hatta çoktan okudum bile! :’) Cehennem evindeki yangından sağ çıkıp polis ve düşmanlardan kaçmayı başaran Özgür’le Yosun, Anıl ve Bay K ile Bay K’nin dağ evine sığınıyor. Evin içindeki sırlar, dışarıdaki tehlikelerle birleştiğinde ise her biri için yeni bir mücadele başlıyor… Aradan geçen süreden dolayı aynı duygularla okuyamayacağımı, hatta yazarın bile aynı etkiyle yazamayacağını düşündüm başta. Fakat, ÖFA evreninin bende yarattığı tüm o tanıdık duygular, Özgür ve Yosun’un ilk diyaloğuyla bir anda geri döndü. Bu his öyle garipti ki… Her şey aynıydı… ama bir o kadar da farklı. En büyük fark ise karakterlerdeydi. Yosun’un değişiminin ayak sesleri daha ikinci kitapta kendini duyurmaya başlamıştı zaten ama Özgür’ün değişimine hazırlıksız yakalandım. Sanki her zaman Yosun’la arasında, onu görmesine engel olan bir perde vardı da sonunda o perde ardına kadar açılmıştı. Onca zaman Yosun hariç herkesi gören Özgür, artık Yosun’dan başkasını görmez oluyor. Ve onca zaman Özgür’den başka hiçbir şeyi görmeyen Yosun, ilk kez kendini görmeye, önemsemeye başlıyor. Sizi bilmem ama ben bu anı uzun zamandır bekliyordum. Bu kitapta olaylar değil, karakterlerin iç dünyası ön plandaydı. Her biri kendi savaşını verirken bize de onları yeniden tanıma fırsatı sunulmuştu aslında. Özgür’ün geçmişiyle yüzleşmek çok sarsıcıydı; tilkileri ve duyguları arasında başlayan çatışmayı okumak da öyle… Fakat tüm bunlar, onu belki de ilk kez “gerçekten” anlamamızı sağlıyor. Yosun’un yaşadığı trajedi ise öyle bir etki bırakıyor ki… O süreçte hissettikleri, Anıl’ın söyledikleri, Bay K ve Levent’in desteği, okuduğu o kitap… ve her birinin Yosun’un içinde yeşerttiği yaşama arzusu… Ah… Bizim Balık ilk kez ölmek değil, yaşamak istiyor… Tüm
1000Kitap
Kirli Peri MasalıBüşra Yılmaz · Epsilon Yayınları · 2025128 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ÖFA inceleme (Ölüme Fısıldayan Adam)
1/10
·424 syf.··
2024 15. kitabı
Bir arkadaşımın ısrarı üzerine, ödünç alarak okudum. O zaman çok popülerdi ancak neden öyle olduğu da aşikardı. Fikrimce "bu tür" iç karartıcı kitaplarda edebiyat, felsefe değil de sansasyon ön plandadır. Sürüyle nitelikli yazarlarımız, kitaplarımız dururken böylelerini pek okumaya değer bulmadığımdan kitabı okurken karşılaşacaklarıma az çok hazırlıklıydım. Bu sebeple, daha ziyade "arkadaşım bunu okurken neler düşündü acaba?" endişesi içerisindeydim. Kitabın konusundan kısaca bahsetmek gerekirse: Ana karakter int!har eğilimli bir kız -keza kitap kızın teşebbüslerinden biriyle başlıyor- ve çevresindekiler de borderline gibi diğer birtakım kişilik bozukluklarına sahip sorunlu karakterler. Kitap, sürekli olarak okuru, karakterlerinin travmalarına ve aşırılıklarına maruz bırakıyor ve "Travması olanların her yaptığı meşrulaştırılabilir çünkü onların travması vardır." gibisinden akıl dışı bir izlenim bırakıyor. Bu mesaj, istemsizce ortaya çıkmış olabilir ancak şu gerçeği değiştirmez: Bu mesaj ne eğiticidir ne de bir örnek niteliğindedir; plansız ve spontanedir. Şayet göz göre göre bu yanlış çerçevede dolaşılmış ise: Zannımca, seslendiği kitle "gençler" ve hatta "genç kızlar" olan bu kitabın verdiği mesaj kötücül dahi addedilebilir. Son olarak belirtmem gerekir ki: Ben bir psikiyatr, sosyolog veya bir psikolog değilim. Fakat ben bir okurum ve bir okur olarak, 14-15 yaşlarındaki, henüz fikren olgunlaşmamış bireylerin böyle okumalar yapmasını sağlıklı bulmuyorum.
Duygu ve Düşünce
Ölüme Fısıldayan AdamBüşra Yılmaz · Epsilon Yayınları · 202014,7bin okunma
Büşra Yılmaz kitablarının çox dəyişik bir etkisi var
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2023 49. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2023 13:36
Biraz 4n1k, biraz ÖFA. Nə hissədəcəyimi bilə bilmirəm. Kitabı oxumaya ilk başlayanda konusundan bixəbər olduğum üçün məni nəyin gözlədiyin bilmirdim. Hər hissi-bol-bol ağladım,biraz güldüm-yaşadım. İkinci kitabı hemen oxumaq istiyirəm.
Aşkın -De HaliBüşra Yılmaz · Epsilon Yayınevi · 2022982 okunma
Okumayı özlemiştim.
Puan vermedi·360 syf.··
2023 4. kitabı
Bazı yazarlar bana okuduğumu hissettiriyor. Hani bakmak ve görmek farklı şeyler muhhabeti vardır işte o benim için okumak ve okumak aynı şey değil şeklinde kodlu. Büşra bana okuduğumu hissettiren yazarlardan biri. Bu kitabı ile onu okumayı ne kadar özlediğimi hatırladım. Kitabı bir öfa kadar olmadı benim iin. olaması çok zor. ama ben yine de sevdim.
Aşkın -De HaliBüşra Yılmaz · Epsilon Yayınevi · 2022982 okunma
2/10
·400 syf.··
2020 24. kitabı
Eğer nefret ettiğiniz birinin doğum gününe hediye arıyorsanız kitabı dolaptan gayet uygun bir fiyata satışa çıkardım,ilgilenirseniz mesajlar kısmından ayrıntı verebilirim. Öncelikle, ben tam olarak ne okudum? Kitabı sevdiğim bir kitap yorumcusunun övmesi sonucu yorumcuya sonsuz güvenimin sağlam olduğu son zamanlarda almıştım. Zaten son olmasının nedeni şu an yorumunu yaptığım kitap. ÖFA okuduktan sonra Wattpad camiasına bir daha girmemem gerektiğini düşünmüştüm ama gördüğüm övgüler karşısında kendimi tutamayıp bu serinin iki kitabını da almış bulundum. Yaklaşık iki sene oldu yani o zamanlar üçüncüsü daha (çok şükür) çıkmamıştı. Uyarı vereyim bundan sonrası spoiler içeriyor. Türkler fantastik yazamaz düşüncesine şiddetle başkaldırının bir parçası olarak bu kitaptaki çoğu olaylara daha ılımlı bakmayı denemeye başlamıştım. Yani herhangi bir saçmalıkta diğer kitaplara nazaran daha az eleştirel bir tutum sergilemeye başladım. Ama maalesef böyle şeylerin de sınırı oluyor. Kitabı eleştirmeye nereden nasıl başlarım bilemiyorum ama sanırım herhangi bir yerden başlarsam devamı kendini getirir. Kitapta özgünlük denen şeyin sıfır olması beni övenlerin okuduğu toplam kitap sayısına dair iyimser olmayan tahminlere zorladı, ne bir karakter özgündü ne de kurguda yazarı tebrik edebileceğimiz bir nokta vardı. Kurt adamlar, cadılar, periler, melekler ve şeytanlar mı? Bir fantastik kitap için ne kadar yaratıcı ve farklı bir fikir, hay aklınla bin yaşa! Kitapta en rahatsız edici bulduğum kısım ana karakterlerin ilişkisiydi kesinlikle. Birbirlerini gördükleri andan itibaren sadece şehvetle dolmaları ve seri boyunca istikrarla cinsel hazdan başka hiçbir şey beklemeyen, bel altına bakmamak için kendini tut(amay)an ergen ilişkilerinin dünyanın en büyük aşkıymış gibi anlatılması
HilekarR. Gaye Önel · Dokuz Yayınları · 20211,677 okunma