“Kazandım! Yaklaşık yirmi dakika sonra, cebimde yüz yetmiş florinle dışarı çıktım. Yaşanmış bir olaydır bu! İşte son florinim ve ben! Ya o an, cesaretimi kaybetseydim, halim ne olacaktı?
Yarın...
Yarın gelecek... ve her şey... Her şey bitecek!”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
- Uyuşmuş gibi görünüyorsunuz, dedi. Cemiyet hayatına, beşeri vazifelere, dostluklarınıza -çünkü dostlarınız vardı- sırtınızı çevirdiniz, hatta hatıralarınızı bile terk ettiniz. Sizin yaşam sevinciyle dolu zamanınızı hatırlıyorum.
Eminim ki, şimdi o zamanki hatıralarınızın en güzellerini unutmuşsunuzdur. Şimdiki rüyalarınız kırmızıyla siyahtan öte geçemiyor, bundan da eminim.”
“Zaten oyuncular bilir; insan bir kere kumara tutuldu mu, yirmi dört saat bile aynı yerde, ellerinden kâğıtları bırakmaksızın, sağına soluna dönmeksizin durabilir.”
“Ciddi bir iş görürsem veya ciddi bir kitap okursam o yakın, pek yakın hatıraların sihrini bozmaktan mı korkuyorum, nedir? O dağdağalı rüya, ondan kalan izlenimler benim için bu derece kıymetli, bu derece aziz mi ki onların bir duman gibi uçuvermesi korkusuyla hiçbir yeni şeye temas edemeyeyim?”