Ömer Faruk

"İnsan istese bile fazla uzağa gidemez.."
Sayfa 24·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“İnsan, akıl sır erdiremediği bir şeye maruz kalırsa ona karşı koymayı pek göze alamaz.”
Sayfa 15·Kitabı okudu
Alıntı
Güzel konuşuyosun devam et
“Büyükler zaten bir şeyi kendi başlarına hiç anlayamazlar. Onlara daima açıklama yapma mecburiyetinde olmak da çocuklar için oldukça can sıkıcı.”
Sayfa 11·Kitabı okudu
Alıntı
Müthiş bi hayat değil mi :D
“Kitapta şunlar yazıyordu: "Boa yılanları avlarını hiç çiğnemeden, bütün olarak yutarlar. Daha sonra oldukları yerden hiç kımıldayamazlar ve sindirimleri için gerekli olan altı ay boyunca uyurlar."
Sayfa 9·Kitabı okudu
Alıntı
Günaydınlarr o da kulemizdeki yerini aldı :))
Bugün çok hoş bi minnet duygusuyla uyandım. Suç ve Ceza’yı bitirmiş olmanın ve bu büyülü 9 günü bana yaşatmış olmasının hafifliğini hissederek. Ne iş yapıyorsanız bırakıp bu kitaba başlıyosunuz hemen😅Keyifli okumalar..
Alıntı

Ömer Faruk

@ofaguna
·
Hayatımda okuduğum en iyi kitap...
Öncelikle şunu söyleyerek başlamak istiyorum.Bu incelemede yazdıklarım tamamen şu an hissettiklerime dayanıyor ve içinde en ufak bir abartma bulundurmuyorum. Çünkü herhangi bir kitabın bana bunları yazdırabileceğini ben de düşünmediğimden bu bana da sürpriz oluyor şu anda. Kendimce mütevazı bir okur olarak her kitabı bitirdiğimde olumlu veya olumsuz farketmez,kitap şayet bana bir şey hissettirebildiyse, bunu inceleme yazarak paylaşmaya,o içimdeki hisleri aktarmaya çalışırım. Fakat belki de hayatımda ilk defa bir kitabı okurken “Ben bu kitaba inceleme yazmaya gerçekten layık mıyım?” diye düşündüm. Ve henüz daha kitap bitmemişti bile. Şu an dahi kitabın bana tam olarak hissettirdiklerini aktaracak sözcükleri seçmekte zorlanıyorum.En başından,kitabın son sayfasını çevirdiğiniz ana varıncaya dek büyüleyici bir eser. Ana karakterimiz Raskolnikov’un kafasının içine bir girip bir çıkmalarımız,kitabın hikayesinin diğer tüm karakterlerle inanılmaz bütünlenişi,dramın,korkunun,açlığın,sefaletin,açgözlülüğün,ihtirasın,kıskançlığın,acının,umudun ve belki sayamayacağım bir sürü duygunun biz okurlara bu kadar net hissettirilebilmesi sizi adeta Rusya’nın o soğuk,dondurucu hastalıklı insanları içinde 700 sayfa boyunca yaşamaya zorluyor.Bunu bir işkence gibi düşünmeyin. O kadar keyif alıyorsunuz ki bu yolculuktan,nereye varacağını sonuna kadar merak ediyorsunuz. Ve aslında hastalıklı bir düşünceye sahip fakat kendi zihninde kendini haklı çıkaran düşünceleriyle ,aslında bir katil olan Raskolnikov’un kafasının içinde kaldığınız süreden dolayı,kitabın sonunda onunla empati kuruyor ve bir cani olmasına rağmen ona üzülüyorsunuz.700 sayfa boyunca o kadar farklı hisleri bana yaşatabildiği,ve bu duygu dalgalanmaları içinde edebi yönden beni büyüleyebildiği için Dostoyevski’ye gerçekten teşekkür