AAAAAAAAAAAAAA
COK GUZELDI
Kitap tek serilik bir kitap romantik dram arayanların istediği o şey ve TEK KITAP. Reading slump kurtarıcısı.
Kitap boyunca Sancak'a düşmediğim tek bir an bile yoktu. Şeyyy big boy severizzzzz. Çok hoş güzel ve aşık olunasıydı. Tam sahil kenarında okumalıktı.
Gülce ve Sancak.. Ne kadar onları engelleselerde pes etmediler ve gülcenin despot annesiyle kalın kafalı abisine kabul ettirdiler.
Ve o kadar güzellerdi kiiiii. Offfff.
Tavsiyedir alın okuyun okutturun.
Ayyy çok sıradan ve çakma Dan Brown hissi veren, bu tarzda ilerleyen kitaplardan bıktık. Popüler bir konu bul evet bulduk - küresel ısınma-, hemen incil'e atıf yap, bir tarih profesörü karakter, kriptolog, iki şifre koy bir de cinayet. Zorla bir ters köşe. Araya mutlaka Rusya, KGB girsin. Sonra aynı manasız şekilde ilerleyen diyaloglar. Bir de böyle sadece basit yabancı dil karşılıkları çeviriyorlar ya deli oluyorum.
-Barda oturan adam "Da"* dedi. Da: Evet :D offfff
- ne yani 666 neyi ifade ediyor?
-666 Canavar'ın sayısıdır?
-Nasıl ne demek istiyorsun?
-İncil'de.... OFFF.. Çok klişe oldu. Artık böyle kitaplar yazılmasın lütfen. Okunmuyor, keyif vermiyor. Yazarın İsa'nın Son Sırrı kitabı iyidir. Buna hiç bulaşmadan onu okuyun :D
Ağladığında gözünden yaşlar dökülen
Güldiyar'ın hikayesi konu ediliyor.Bu konu
etrafinda;insanlardaki seyir merakı,bu
merakın doğurduğu acımasızlık,habire
dönen karanlık bir çark ve çarkın
öğüttüğü insanlar günümüze çok benziyor.
Kitabi okurken nefret ettim masum
insanları kendi çarklarında
öğütenlerden.Vicdan, öyle kıymetli bir
hazine ki..
Hasan Ali Toptaş'ın üslubu çok etkileyici .Güldiyar'ın hissettiği acıyı ruhumda hissedecek kadar etkilendim.O ağlarken kalbim ağladı sanki.Offfff...
Hamnet’in ölümüyle beraber çok fazla ağladım… çok üzücü bir kitap ya öfffff.
Neyse kitabını okuduğuma göre artık filmine gidip birde orada ağlayabilirim:/
“ sana verilen şeyi değiştiremezsin, payına düşeni eğip bükerek farklı bir şeye dönüştürmezsin. “
OFFFFF ÇOK İYİYDİOOOOOO
Favori serim, devamını da okudum bayıldım yani. Sadece son kitabını almadım, ondan da korkuyorum. Veda etmek istemiyorum
İlk defa fantastik okuyacaklar için çok güzel bence
Herkese merhaba
Bugün sizlere en başa yani zamanın ötesine mutlak gücün tek sahibi olan ulu Tanrı Gretom'un içinde milyonlarca sırrı barındıran evreni henüz yaratmadığı o sonsuzluğa gidiyoruz.
Ulu Tanrı sonsuz yalnızlığına son vermek için ilk önce Tanrılar Kubal ve Oredom'u daha sonra Kubal ve Oredom'a yakışacak bir halk yarattı. Tabi öncesinde bu halkın yaşaması için de bir yer lazımdı ulu Tanrı Gretom bu halk için koca bir evren yarattı sonrasında bu evrene yaşanabilir bir düzen getirdi.
Tanrı Kubal'ın tebası Boroglar, Tanrı Oredom'un tebası da orman halkı olarak bilinen Batanyalar oldu. İlk başta herşey yolunda gitse de zaman geçtikçe Boroglar arasında ayrışmalar başladı. Kubal'ın soyundan geldiğini iddia eden liderler halkına eziyet etmeye ve onları sefalete sürüklemeye başladı, tabi halk da artık bu duruma kayıtsız kalmıyordu, o halkın içinden biri yavaş yavaş tüm Borogları uyandırmaya başlamıştı.
Orman halkında ise durum hiç değişmedi ormanların kralı ejderhalar oldu ve tüm hayvanların liderleri ile birlikte halkını adalet ile yönetmeye devam etti.
Yani bir tarafta ezilen, hor görülen ve haksızlığa uğrayan anaerkil bir toplum, diğer tarafta adalet ve dürüstlük ile yönetilen aynı zamanda birlik ve beraberliğin hiç bozulmadığı mutlu ve huzurlu birbhalbir toplum var. Birbirine zıt bu iki halk uzun yıllar boyunca bu şekilde yaşamaya devam etti.
Ne zaman ki Kraliçe Kubalik'in görevlendirdiği bir Borog orman halkının kutsal saydığı Sekoya ağacına gizlice yaklaşmaya çalıştı ondan sonra işler karışmaya başladı. Ormanların halkı Batanyalar ve Boroglar arasında geri dönüşü mümkün olmayan bir savaşın ilk kıvılcımları çıkmaya başladı.
Totoronun büyüsü: Kayaların Efendisinin Yükselişi, okuduğum en farklı epik fantastik kitaplardan biri, kurgusu, karakterleri, olayların