Her şeyden evvel memlekette ilim esaslarına dayanan tarafsız ve tam bir tarih kültürünün geniş bir neşriyata bağlanması ve mekteplerde büyük önemde yer tutması lazımdır. Zira insanı, kendine getirmeden önce, ufuklarındaki sisleri dağıtmak şarttır. Bugünü ve bugüne mıhlanmış varlığını olduğu gibi tanıyabilmek için mazinin tam olarak ve en derinlerine kadar bilinmesi lazımdır. Millet kültürü tarihle başlar, felsefede nihayetlenir.
Sanatlar bu kültürün devamlı besleyicisidir. Yalnız şu küçücük görüşün de görüş olması sebebiyle felsefi karakter taşıdığı düşünülürse, kültürün felsefe ile başladığı söylenebilir. Ancak ilham kaynaklarımızın çoğu tarihtedir.