Arkadaşlarımın okuyup sevdikleri kitapları yorumluyorum. Part2
İkinci konuğumuz olan AyIşığıveGeceKitaplığı'nın okuyup sevdiği Percy Jackson kitabını yorumlayacağım. Yunan mitolojisine bayılıyorum bu yüzden kitap beni kendine çok çekti. Mitolojik yaratıklar, Yunan tanrıları, macera ve dostluğun bulunduğu bu kitap beni gerçekten etkilemişti. Kısaca konusu Percy Jackson adındaki çocuğun aslında bir Yunan tanrısının oğlu olduğunu öğrenmesiyle kitap başlar. Percy Jackson kendisine atılan şimşek hırsızı iftirası yüzünden suçlu duruma düşer. Tanrılar arasındaki savaş engel olabilmek için dostları Annabeth Chase, Grover Underwood ile birlikte verdiği mücadeleyi konu alır. Yazım dilli mükemmel, aşırı akıcı daha ne olabilir. Percy Jackson ve Olimposlular - Şimşek Hırsızı Benim bu kitaba puanım: 10 olurdu. Bu içerikte bana yardımcı olan AyIşığıveGeceKitaplığı'na teşekkürlerimi sunarım.🫍 Kitap hakkındaki görüşleriniz aşağıdaki yorumlara yazabilirsiniz. Peki siz bu kitaba kaç puan verirdiniz?
1000Kitap
Dün gece nöbetinde KPSS Vatandaşlık dersine çalışırken hasımlık konusu geçti diye Gemini'a nenemin yeğeni ile halamın kızının evliliğini anlattım o bile uyduruyorum zannetti. Yapay zeka bile kafa buluyorum zannetti. Ben Doğumluyum. Benim Azerbaycan ve İran'daki akrabalar kim bilir nasıl beyin yakıcı bir evlilik veyahut akraba sistemi yapmıştır. Çıtayı biraz daha yükselteyim mesela: Babamın ölmeden evvel Avcılar'da yaşamış dayılarından birinin benim eğer iki erkek kardeşim olsaydı en büyüğünün yaşlarında oğlu var şuan. Yani mantıken torunu yaşında oğlu var. Babamın yengesi şuan ki ergin yani son beşik oğluna hamileyken en son kızı da hamileydi. Yani ilk önce yanlış bilmiyorsam babamın yengesi doğurdu sonra küçük kızı doğurdu. Mantıken erken evlenseydim - gerçi şuanda evli değilim - oğlum yaşında amcam var. Onu geçtim babamın dayısının kızı olduğu için ama yaş açısından benim ablam yaşında olan otomatikman babamın kuzeni benim de halam oluyor. Ulan var ya Doğulu olmam sağolsun oturduğum yerden hiç bir şey yapmadan da KPSS'ye çalışıyorum hemde doğuştan 😀
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kullan at
Kullan at.. Hayatında her şeyi.. Tek kullanımlığa.. Dönüştüren insan oğlu.. Sev giyide.. Dostluğu da.. İnsanı da.. Kullanıp atıyor.. Her şey kolaylaşınca.. İnsanda kolaylaştı.. Erdemli olmak.. Zorluklarla.. Mücadele ister.. Kolay kolayı seçer.. Oysa zorluklardır.. Bizi güçlendiren.. Bizi geliştiren.. Bizi biz yapıp değiştiren.. Tek kullanımlık olan.. Zamandır ömürdür.. İnsan değil.. İnsan.. Kullanılmak için değil.. Sevilmek sevmek.. Sayılmak güvenmek.. Yan yana kalp kalbe.. Yürümek için vardır.. Her şeyi bir kerelik.. Kullanıp atanlar.. Kendini bulamamış..
ADEM PEYGAMBER, HABİL, KABİL VE TANRI Kutsal kitaplarda kadın, Âdem’in kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Bu hikâye, erkek egemen zihniyetin ürünüdür. Oysa iki insanın eşit maddeden yaratılması daha mantıklı olurdu. Eşit bir kadın, dünyayı Âdem’le birlikte daha güzel yapabilirdi. Ama bu, masalı uyduranların işine gelmedi. Bilime göre ilk canlılar dişiydi ve eşeysiz çoğalıyorlardı. Tarihte “Ana Tanrıça” inancı yaygındı. İlk dinler büyük ihtimalle dişi unsura tapınmaya dayanıyordu. Toplumlar karmaşıklaştıkça erkek egemen işler (savaş, av, madencilik) güçlendi. Ataerkil sistem anaerkil sistemi geriletti ve erkek tanrılar Toprak Ana’nın yerini aldı. Yaradılış masalından itibaren barış ve kardeşliği bozan unsurlar öne çıkarılır. Âdem’in iki oğlu Kabil (Kain) ve Habil (Abel) arasındaki çatışma buna örnektir. Geleneksel anlatıya göre Âdem’in dört ikiz çocuğu vardı: Bir erkek ve bir kız bir batından, diğer erkek ve kız ise başka bir batından. Kabil çiftçi, Habil çobandı. Kabil’in kız kardeşi güzel, Habil’inkiyse çirkindi. Kardeşler güzel kız kardeşle evlenmek için rekabete girdiler. Tanrı’ya kurban sundular; Habil’in kurbanı kabul edildi, Kabil’inki reddedildi. Bu kıskançlık Kabil’in Habil’i öldürmesine yol açtı. Böylece ilk cinayet gerçekleşmiş oldu. Bu masalda Tanrı adeta bir arabozucu rolündedir. Kardeşler arasında ensest ilişkiyi normalleştiren, kıskançlığı ve cinayeti tetikleyen bir kurgu söz konusudur. Kaynak: Tevrat: Yaratılış 2:21-23 (kaburga) ve Yaratılış 4:1-16 (Kabil-Habil) Kur’an: Maide Suresi 27-31 (Kabil-Habil) İbn Kesir-Büyük İslam Tarihi-C:1-S:133-134 Taberi Tarihi-C:1-S:156 Not: Detaylar videoda youtu.be/JPU3Wj7VB0Q?si=...
Güç, Servet ve Mahremiyet: Küresel Siyaset Sosyolojisinde Nüfuz Ticareti ve Akraba Kayırmacılığı İnsanlık tarihi, gücün doğası ile o gücü elinde bulunduran odakların mülkiyet ilişkileri arasındaki gerilimin tarihidir. Güç, yapısı gereği merkezîleşme ve etrafında korunaklı bir elit tabaka yaratma eğilimindedir. Siyasi otoritenin, toplumsal kaynakları dağıtma yetkisini elinde bulundurması, iktidar sahiplerinin yakın çevreleri, hısımları ve çocukları için her dönemde doğal bir ekonomik cazibe merkezi doğurmuştur. Farklı coğrafyalarda, değişen rejimlerde ve hatta yüzyıllar arasında bile bu temel rasyonalite değişmemiştir. Doğu’dan Batı’ya, gelişmekte olan demokrasilerden kurumsallaşmasını tamamladığını iddia eden modern devletlere kadar, "güce yakın olanın kaynaktan pay alması" olgusu evrensel bir insan tabiatı ve sistem zaafı olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’nin yüz yıllık siyasi geçmişinden modern Amerikan demokrasisinin güncel krizlerine kadar uzanan süreç, bu evrensel kuralın yapısal mekanizmalarını incelemek adına zengin bir zemin sunmaktadır. Kamusal figürlerin ve onların ailelerinin özel hayat sınırları, demokratik ve hukuki toplumlarda sıradan vatandaşlara kıyasla her zaman daha esnek bir zeminde tartışılmıştır. Siyasetçilerin, üst düzey yöneticilerin veya popüler kültür ikonlarının attığı adımlar, şeffaflık ilkesi gereği kamuoyunun incelemesine ve eleştirisine açıktır. Ancak bu esneklik, bireysel mahremiyet haklarının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir. Bireylerin rızaya dayalı özel yaşam tercihleri, cinsel yönelimleri veya sağlık durumları, toplumsal bir zarara ya da kamusal bir suç unsuruna yol açmadığı müddetçe en temel insan haklarından biri olan özel hayatın gizliliği kapsamında korunmalıdır. Dijital çağın getirdiği dönüşümle birlikte,
Sosyoloji
Cumhuriyet'in ilk yarısında kurumsal denetimler ve siyasi figürlerin çocuklarının piyasada aktif aktörler olmaması nedeniyle bu tür iddialar daha çok "yakın çevre" ve "meclis mebusları" üzerinden yürümüştür. Ancak dönüm noktalarından biri 1950'li yıllardır. Adnan Menderes Dönemi: Demokrat Parti (DP) iktidarı döneminde, Başbakan Adnan Menderes'in oğulları Yüksel ve Mutlu Menderes'in adları doğrudan büyük yolsuzluklara karışmasa da, ticaret odaları ve ithalat belgelerinde "başbakan oğlu" olmanın getirdiği bürokratik öncelikler muhalefet (CHP) tarafından sıkça eleştirilmiş, 1960 darbesi sonrası Yassıada yargılamalarında bu imtiyazlar dava konularından biri haline getirilmiştir. Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi (ANAP) dönemi, Türkiye'nin liberal ekonomiye geçtiği ve "köşeyi dönme" kültürünün meşrulaştığı, lider çocuklarının ticari faaliyetlerinin ise ilk kez bu denli agresif şekilde kamunun önüne çıktığı dönemdir. Ahmet Özal (Turgut Özal'ın Oğlu): 1982 Anayasası'na göre Türkiye'de radyo ve televizyon yayıncılığı tamamen devlet (TRT) tekelindeydi ve özel televizyon açmak anayasal bir suçtu. Ahmet Özal, Cem Uzan ile ortaklık kurarak 1989'da Almanya üzerinden Türkiye'ye yayın yapan Star 1 (Magic Box) kanalını kurdu. Anayasanın açıkça delindiği bu ticari girişim, bizzat Cumhurbaşkanı Özal'ın "Anayasa bir kere delinmekle bir şey olmaz" savunmasıyla korunmuştur. Zeynep Özal ve Davulcu Asım: Özal’ın kızı Zeynep Özal’ın eşi (Asım Ekren) üzerinden kurduğu ticari ilişkiler, dönemin ünlü iş insanlarından aldığı lüks hediyeler (Jaguar marka otomobil gibi) ve bunların karşılığında bürokraside sağlanan kolaylıklar, dönemin en büyük "nüfuz ticareti" skandallarından biri olarak tarihe geçmiştir. 90'lı yılların istikrarsız koalisyon iklimi, siyasi ailelerin finans
Sosyoloji