9/10
·144 syf.·
2026 112. kitabı
Serinin ikinci kitabı ve yine tam yerinde bitti. Lana’nın geçmişine dair ufak şeyler öğrenmeye devam ederken esas olay Logan ve Ekibinin Öcü adıyla ortalıkta gezinen başka bir katilin peşinde olması. Logan’a karşı kişisel olarak ilgi duymaya başlayan katil çevresindekileri hedef alınca Logan Lana’nın güvenliğinden endişe eder. Kitap boyunca her şey vardı resmen. Yazar kısa kısa bölümlere harika detaylar ve olaylar eklemiş. Lana’nın Halsey için yaptıkları… hepsi çok müthişti.
Edebiyat
Mindf*ck 2: SekteS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026109 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 2. kitabı
Öğrenme tekniklerini öğrenebileceğiniz bir kitap İlk başlarda herkese uygun değil gibi ama her alanda öğrenmeye devam ettiğimizi düşünürsek iyi bi kitap
Öğrenmeyi ÖğrenmekAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 20243,650 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Spoiler içerir
9/10
·517 syf.··
2026 64. kitabı
Belki biraz söylediklerim hoş karşılanmayacak ama fikrimi de belirtmem lazım Okumadan işte keşke sonu değişse, çok duygusal yorumlarını görmüştüm. Açıkçası ben pek anlam veremedim Öncelikle Martin'in Ruth'dan ilk hoşlandığı dönem de işçi sınıfından olan kadınları beğenmeyip karşılaştırma yapması hoş değildi. Baştan beri aşık olmadığı, burjuva sınıfından bakımlı ve üstte gördüğü kadının bu kimliğini sevdiği belliydi. Sonralarında kendini geliştirmeye çalışması gerçekten çok emek isteyen ve kıymetli bir süreçti ama bu süreçte çok fazla yalnız olması, okula gitmeyi beğenmeyip bir noktada "üniversiteye gidenlerin bir yılda öğrendiğini ben bir ayda öğreniyorum" gibi lafları kibrini de gösteriyordu. Ruth ile birlikte olduktan sonra kendimi Ruth'un yerine koyuyorum, kavuşmamız için partnerimin biraz somut eylemler yapmasını isterim. Bence Martin'in en büyük sorunu dengeyi sağlayamaması oldu. Öğrenmeye başladı ama desteksiz, yazmaya başladı ama sadece yazmak... Spencer'cı olduğu noktada ben koptum zaten, çünkü o düşünce yapısı özür dilerim ama çok uyduruk. Evrimde olduğu gibi hayatta da para kazanamayan insanlara yardım etmeleyim, doğal seçilim onlar elenir para kazananlar devam eder. Pardon ama öncelikle evrim doğal sistemken bu kapital sistemi biz yarattık, ne kadar emek verirse versin işçinin zengin olmadığı bir sistemde "çalışan kazanır" demek tamamen zengin sınıfının alt sınıfı oyalama taktiğidir. Zaten bu düşünce şuan geçerli değil, geçerli olduğu dönemde de kimlerin desteklediğine bakarsanız anlarsınız ne demek istiyorum. Bu bireyselliğin Martin'i tüketmesi kaçınılmaz sondu.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2026 88. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
#fundaokuyupyorumluyor Kariyer yolculuğunu sadece iş hayatı üzerinden değil, insanın kendini tanıma ve geliştirme süreci üzerinden anlatan bu eser, özellikle iş hayatına yeni başlayanlar ya da yönünü arayanlar için güçlü bir rehber niteliğinde. Kariyer, aslında bir ağaca benzetilir. Bir ağacın göğe uzanabilmesi için önce kök salması gerektiği gibi, başarıya ulaşmanın da sağlam bir temel gerektirdiğini hatırlatıyor. Günümüzde çoğu kişi unvanların, maaşların ve görünür başarıların peşinden koşarken, yazar asıl önemli olanın görünmeyen kökler; yani bilgi, sabır, deneyim ve karakter olduğunu etkileyici bir dille anlatıyor. Kitapta yer verilen örnek hikâyeler de oldukça düşündürücüydü. Özellikle Nokia'nın değişime ayak uyduramayarak liderliğini kaybetmesi üzerinden verilen mesaj çok değerliydi: "Mevcut başarı, geleceğin garantisi değildir." Bu bölüm bana, hayatın her alanında öğrenmeye ve yenilenmeye devam etmenin ne kadar önemli olduğunu yeniden hatırlattı. Dün işe yarayan yöntemlerin bugün yeterli olmayabileceğini, değişime direnmenin aslında geride kalmak anlamına geldiğini güçlü bir şekilde hissettiriyor. Thomas Edison'un hikâyesi ise kitabın en ilham veren sayfalarından biriydi. Başarının çoğu zaman başarısızlıkların üzerine inşa edildiğini, pes etmeyen insanların sonunda kendi ışıklarını bulduğunu anlatıyor. "Tüm ampuller ışık saçar ama bazıları karanlıkta icat edilmiştir." cümlesi uzun anlamlı. Çünkü hepimizin hayatında karanlık dönemler oluyor ve bazen en büyük gelişimler tam da o dönemlerde gerçekleşiyor. Yazarın samimi ve sohbet havasındaki anlatımı kitabı oldukça akıcı hale getiriyor. Karmaşık kariyer teorileri yerine gerçek hayat örnekleri, sade anlatımlar kullanılmış. Bu da kitabın okunmasını ve uygulanabilirliği kolaylaştırıyor. #beyazyakanındörtmevsimi
Beyaz Yakanın Dört MevsimiEren Gülsever · Ceres Yayınları · 20265 okunma
Puan vermedi·146 syf.··
2026 124. kitabı
Bugün sizlere düşündürücü bir kitapla geldim. @alkakpnr ’ın kaleminden çıkan “Ben Sandığım Sen”, modern dünyanın tam ortasında durup “Ben bu işin neresindeyim?” sorusunu sorma cesareti gösteren herkes için adeta bir iç döküş ve derin bir aynalama niteliği taşıyor. Kitap, “Diplomamda mimar yazıyordu. Ama hayatımda hiçbir şey inşa etmemiştim.” diyen bir anlatıcının kırılma anıyla başlıyor. Teknik çizimlerin, onayların, e-posta zincirlerinin ve başkalarına ait projelerin gölgesinde geçen bir ömrün, kendi içsel yıkımını fark etmesiyle yön değiştiren bu hikaye, aslında hepimizin modern zamanlardaki o büyük sıkışmışlığının berrak bir özeti gibi karşımıza çıkıyor. Yazarın bir mimar olması eserin dokusuna öyle zarif bir şekilde işlenmiş ki, okuyucu sayfaları çevirdikçe sadece dış dünyadaki yapıların değil, bir insanın kendi ruhunu adadım adım nasıl inşa ettiğini veya onardığını izliyor. Sıradan bir kurgu ya da bildiğimiz anlamda bir arayış hikayesi olmanın çok ötesine geçerek, hakikate doğru bizzat insanın kendine düştüğü samimi bir yolculuğa dönüşüyor. Anlatıcı geçmişte cevaplar ararken, yol aldıkça anlam arayışının daha zorlu, sabır ve merhamet isteyen patikalarına sapıyor; hatta bazen en büyük erdemin susmak olduğunu keşfediyor. Gelenekle modernlik arasında sıkışmış bu zihne yol boyunca Sokrates’ten İbn Arabi’ye, Gazali’den Mevlânâ’ya uzanan kadim köprüler, zamansız birer dost gibi eşlik ediyor. Bu karşılaşmalar metne hem entelektüel bir derinlik katıyor hem de ruhu teskin eden sakin bir denge getiriyor. Kitap boyunca süren bu yoğun ve derin sorgulamalar, okuyucunun karşısında bir yazar değil, doğrudan kendi iç sesi konuşuyormuş hissi oluşturuyor. Yönünü kaybetmemenin, kendini büyük zanneden ama aslında hala öğrenmeye çalışan küçük bir çocuk olduğunu kabul etmenin
Ben Sandığım SenAlkan Akpınar · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20263 okunma
9/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Herkese merhaba Bu kitapta Helen ve George, yeni bir başlangıç yapmak için Londra'dan Cornwall'a taşınıyor. Ancak hayaller kurdukları evin geçmişi hiç de masum değil. Evin eski sahipleri, yıllardır konuşulan olaylar, büyücülük söylentileri ve saklanan sırlar derken kendilerini beklediklerinden çok daha karmaşık bir hikâyenin içinde buluyorlar. Kitap, gizem ve psikolojik gerilim sevenlerin keyifle okuyabileceği bir kitaptı. Olaylar ilerledikçe geçmişle bugün arasındaki bağlantılar yavaş yavaş ortaya çıkıyor . Özellikle evin geçmişine dair detayları öğrenmeye başladığım bölümler ilgimi daha çok çekti. Kitap boyunca kimin neyi sakladığını, kime ne kadar güvenilebileceğini sorguladım. Bazı gelişmeleri tahmin etsem de hikâye merak duygusunu son sayfalara kadar korudu. Yazarın akıcı anlatımı sayesinde sayfalar hızlı ilerledi. Genel olarak beğendiğim, gizemi ve sırlarıyla beni okumaya devam ettiren bir kitap oldu. Psikolojik gerilim ve aile sırları üzerine kurulu hikâyeleri sevenlere tavsiye ederim.
Beni İçeri AlClaire Mcgowan · The Kitap · 2024125 okunma