"Yaşadığım en zorlu cenaze herhalde kırk iki yaşında kaybettiğim arkadaşımın cenazesiydi. Hele onun çocuğunu yaşlarında bir evlada sahip olmak daha da zor. Annesinin kaybetmiş on üç yaşındaki çocuğa ne söylenebilir ki? Ne söylüyorlar biliyor musunuz? 'Ağlama, güçlü olman lazım, annen seni ağlarken görürse çok üzülür, annen senin hep iyi olmanı isterdi.' Herkes çocuğa bir şeyler söylüyordu. Hepsi iyi niyetliydi ancak annesini kaybetmiş bir çocuğun çaresizliği karşısında savunmasızdı. Birisi çocuğun, 'Allahım neden benim annem öldü ki' sorusuna karşı 'Allah sevdi ve yanına aldı' dedi. Bunun üzerine çocuk: 'Benim de ihtiyacım vardı Allah neden yanına aldı ki?' dedi. Başka birisi ise 'Allah'ın gücüne gider, isyan etme, vardır Allah'ın bir bildiği...' İnançlara bir itiraz yok ancak acı çeken çocuğa bir de suçluluk duygusu yükledik şimdi, iyi mi?"