Sitedeki en güzel, en kapsamlı Atsız incelemesi.
Puan vermedi·367 syf.·
2025 722. kitabı
Merhabalardan bir demet. =) Hoş geldiniz, çok bulacaksınız. Çayı kahveyi hazır edin, inceleme uzun, Atsız'ı tanıyacağız. Hayatını kısaca anlatan yazının içine bölümler ekledim, idealleri, görüşleriyle birlikte kişi olarak nasıl birisiydi ona da tanıklık edeceğiz. Keyifli okumalar. =) 1922'de Askeri Tibbiye'ye girme hakkını kazanmıştır. Y. Hacaloğlu'ndan öğrendiğimize göre; 1921-1925 yıllarında haftalık bir mecmua ve bazı günlük gazetelerde "H. Nihål" ve "Askeri Tıbbiye öğrencisi H. Nihal" imzalarıyla yazılar yazan Atsız Bey'in, 1917'de İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin maddi desteğiyle çıkarılmaya başlanan, Malta'ya sürülene dek Ziya Gökalp'ın idare ettiği Yeni Mecmua'nın, Falih Rıfkı yönetiminde neşredilen sayılarından Kasım 1923 tarihlisinde, "Suallerimiz ve Cevaplar" sayfasında Hüseyin Nihål imzasıyla bir mektubu çıkmıştır. Üç sene Askerî Tıbbiye'de okuyan Atsız, millet kavgaları yüzünden ve Mesud Süreyya adlı Arap asıllı bir mülazımın gereksiz yere istediği bir selamı vermediği için 4 Mart 1925'te mektepten çıkarılmıştır. Askeri Tıbbiye'den çıkarıldıktan sonra, Kabataş Lisesi'nde birkaç ay muallim muavinliği yapan Atsız, daha sonra Denizyolları'nın bir vapurunda kâtip muavini olarak çalışmış, İstanbul - Mersin arasında birkaç seferde bulunmuştur. 1926'da Yüksek Muallim Mektebi'ne ve Dârülfünûn'un Edebiyat Şubesi'ne kaydolur lakin Darülfünun'daki görevine son verilir. Peki neden? Bu olay basında yer almaz ancak Atsız'ın, görevine son veren Ali Muzaffer Beyle Tokatlıyan'da karşılaşması ve tokatlayışı basında yer alır. Hatta bir gazete Atsız ile görüşür. Atsız'ın olayla ilgili gazeteye verdiği beyanattan bir alıntı: Muzaffer Beyin bana selâm vermesi çok ağrıma gitti. Benimle alay ediyor sandım. Selâmını almadım. Selâmını almayınca bana: - Selâmımı niçin
Millî Mecmûa - Sayı 1 (Ocak-Şubat 2018)Millî Mecmûa · Ötüken Neşriyat · 201869 okunma
10/10
·554 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
498 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2020 11:14
Hayatı hakkında mufassal bilgiye sahip olmadığımız Yazıcı-zâde Ali, Osmanlı Padişahı II. Murad devrinde yaşamış ve Tevarih-i Âl-i Selçuk adlı eserini de o zaman derlemiş/yazmıştır. Derlemiş dememin sebebi ise eser Türkiye Selçuklu devrinin en önemli 3 kaynağının birleşmesinden müteşekkil olduğu içindir. Yani Tevarih-i Âl-i Selçuk, El-Evâmîrü'l-Alaiyye çoğunluğunu oluşturmak üzere, Camiü't-Tevarîh ve Mürûcü'z-Zeheb'ten çeviriler ve bu çeviriler üzerine Yazıcı-zâde'nin kendi bildiklerinden oluşmaktadır. Eserin muhtevası Türkiye Selçuklu Devleti tarihidir. Kaynağın başında Büyük Selçuklu hükümdarlarından kısaca bahisle, Anadolu'nun fethi, Türkiye Selçuklu hükümdarlarının hayatları ve devrin siyasî olayları, Moğol istilası, Moğollara karşı beylerin vatan savunması çabaları gibi konular mevcuttur. Eseri değerli ve orijinal kılan ise Anadolu'daki beylerin bağlı bulunduğu Oğuz Boyları ve kökenleri hakkında hiçbir yerde bulunmayan kayıtlardır. Eserin dili Osmanlı Türkçesidir. Buna rağmen Yazıcı-zâde Ali'nin çok ağdalı ve anlaşılmaz bir dili yok. Hatta zaman zaman saf Türkçe görmek mümkündür. Kaynağın bu hâli normal bir okuyucuya hitap etmemekle birlikte, şayet illa Türkiye Selçuklu'nun tarihini birincil kaynağından okuyacağım diyen varsa İbn Bibi'nin El-Evâmîr'inin Türkçe çevirisini okusun.
Tarih
Selçuk-NameYazıcızâde Ali · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 20141 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2020 22:02
Ulu Han Ata Kitabı Öncelikle böyle bir çalısmayla bizleri aydınlattığı için Prof.Dr. Necati Demir'e tesekkür ederim. Kitapta Türk ırkına mensup ilk kişi olan Ulu Ay Ata’nın yaradılışını anlatmaktadır. Orhun Yazıtları’ndan önce Türkçe olarak kaleme alınmıs bir eserdir. Ulu Han Ata Bitiği, İslamiyet öncesinde yazılmış olmasına rağmen İslamiyet ile çok benzer yönlerinin olması eseri ilginç kılıyor. Kitap dört bölümden oluşuyor, birinci bölümde eserin yazıldığı coğrafya ve dönemin tarihi hakkında bilgiler verilmiş. İkinci bölümde ise eserin yazarı ve eseri Dürerü't-Tican ve Gureru Tevarihi'z -Zaman tanıtılmış olup üçüncü bölümde Ulu Han Ata Bitiği metni verilmiştir. Metnin aslı Arapça olup bu çalısmayla Türkiye Türkçesine tercümesi verilmiş. Eserin son kısmında Oğuz-name, Dede Korkut, Ulu Kara Dağ, Ulu Ay Ata, Ulu Ay Ana, Altın Han, Gümüş Han, Türk Yemini, Çocuk Arslan Hikayesi gibi Türk tarihi, kültürü ve coğrafyası hakkında bilgiler verilmiştir. Kitapta yer yer tekralamalar mevcuttur. Bilgi yüklü bir çalışma olmuş. Yaratılış mitleri sevenlere tavsiyemdir..
Ulu Han Ata BitiğiNecati Demir · Ötüken Neşriyat · 2017103 okunma
Dede Korkut Destanı
10/10
·437 syf.··
Beğendi
·
2020 39. kitabı
Dede Korkut hikayelerinin aslında Oğuzname kayıtları, Dede Korkut’un Tuğrul Sultan olduğu ve Dede Korkut hikayelerinin İslamiyetten önce olması, İslamiyet öncesi Türklerin değer verdiği iki kitaptan birinin Oğuzname diğerinin ise Uluhan Atabitiği olduğunu Aslında Dede Korkut hikayeleri diye bir şey olmadığı Dede Korkut hikayelerinin tamamı Oğuz Name olması .... Dede Korkut, Oğuznameleri anlatan, yaşanmış veya hikayeleştirilmiş olayları anlatan kişi. Aslında anlatılanlar Oğuz Name, anlatan Dede Korkut olduğu için Dede Korkut hikayeleri adı verilmiş. Deli Dumrul olarak bildiğimiz kişinin Tuğrul Sultan olduğunu görüyoruz. Her sayfada ayrı bir bilgi öğrendikçe daha çok okuma istediği daha çok bilme isteği derken kitabın sonuna yaklaşmışım...
Edebiyat
Dede Korkut DestanıNecati Demir · Ötüken Neşriyat · 2019126 okunma
10/10
·506 syf.·
2019 12. kitabı
Engin bir araştırmanın sonunda elde edilen yeni bir Oğuz-name. Prof. Dr. Faruk Sümer hocamıza Allah tan rahmet ve şükranlarımı sunuyorum. Eşsiz bir eser hazırlanmış, büyük bir emek. Herkesin elinde olmalı.
Tarih
Oğuzlar (Türkmenler)Faruk Sümer · Türk Dünyası Araştırma Vakfı · 2017129 okunma