Sokrates’i bu kadar bilge yapan onun sürekli soru sorması ve fikirlerini tartışmaya her zaman istekli olmasıydı. Yaşam, diye açıklamıştı, ancak ne yaptığınız üzerine düşünüyorsanız yaşamaya değer. Sorgulanmamış bir varoluş büyükbaş hayvanlar için doyurucudur, ama insanlar için değil.
Bunun bir örneği de Euthydemos’la olan sohbetiydi. Sokrates ona hilekâr olmanın ahlaksızlık sayılıp sayılamayacağını sorar. Euthydemos, bunun açıkça hilekârca olduğunu düşünüyordu. Buna karşılık Sokrates şunu sordu: Ya arkadaşın gerçekten çok kötü hissediyorsa ve kendisini öldürmecek durumdaysa, ve sen onun bıçağını çalarsan, bu hilekârca bir eylem değil midir? Tabii ki öyledir. Fakat bunu yapmak ahlak dışı olmaktan çok ahlaki değil midir? Hilekârca bir eylem olmasına rağmen bu kötü bir şey değil, iyi bir şeydir.