Sokrates’i bu kadar bilge yapan onun sürekli soru sorması ve fikirlerini tartışmaya her zaman istekli olmasıydı. Yaşam, diye açıklamıştı, ancak ne yaptığınız üzerine düşünüyorsanız yaşamaya değer. Sorgulanmamış bir varoluş büyükbaş hayvanlar için doyurucudur, ama insanlar için değil.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bunun bir örneği de Euthydemos’la olan sohbetiydi. Sokrates ona hilekâr olmanın ahlaksızlık sayılıp sayılamayacağını sorar. Euthydemos, bunun açıkça hilekârca olduğunu düşünüyordu. Buna karşılık Sokrates şunu sordu: Ya arkadaşın gerçekten çok kötü hissediyorsa ve kendisini öldürmecek durumdaysa, ve sen onun bıçağını çalarsan, bu hilekârca bir eylem değil midir? Tabii ki öyledir. Fakat bunu yapmak ahlak dışı olmaktan çok ahlaki değil midir? Hilekârca bir eylem olmasına rağmen bu kötü bir şey değil, iyi bir şeydir.
“Kendinize hiç sordunuz mu ‘Ben kimim?’ sorusunu?
Yeteneklerinizi, hobilerinizi ve başarılı olduğunuz alanları?
Bunları sormadığınız sürece üretken bir hayatı, dolayısıyla da mutlu bir hayatı hak etmezsiniz.”