Şimdi seninle Sitare, karda yürüsek. Sonra sen düşmemek için koluma girsen, hafiften de bir utansak şöyle.. Bir süre konuşmadan sadece ayakkabılarımızın altında ezilen kar tanelerinin sesini duysak.. İsterdim doğrusu..
"kapılara sığmayan o dağ gibi dayın oğlum, o dağ gibi dayın yerde"
Geçen sene dayımın öldüğü anlarda annemi teselli etmeye çalışırken bana aynen bu cümleleri söylemişti annem. Bu yüzden altını çizdim okurken sonra başımı kaldırıp bir süre odayı izledim.